YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13950
KARAR NO : 2013/19647
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2011 gün ve 2010/335-2011/205 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.06.2013 gün ve 2011/14064-2013/11461 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/71831 kod numarası ile “BAĞDAT FORM ÇAY+şekil” ibaresini 05. ve 30. emtia sınıfında marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin “FORM” markalarını dayanak göstererek yaptığı itirazın 05. sınıf için reddedildiğini, 30. sınıf için kabul edildiğini, oysa müvekkiline ait “BAĞDAT” markasının kendisini kanıtladığını, markada esas unsurun “BAĞDAT” ibaresi olduğunu, “FORM” sözcüğünün esas unsur olmayıp ürünün özelliğini ve niteliğini gösterdiğini, reddin doğru olmadığını ileri sürerek, 27.09.2009 tarih ve 2010-M-4210 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurularının 05. emtia sınıfı yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, başvuru kapsamındaki malların büyük bir çoğunluğu açısından “FORM” ibaresinin ayırt edici bir ibare olması ve başvuru sahibinin “BAĞDAT” ibaresini daha önce kendi adına tescil ettirmiş olduğu da dikkate alındığında, davaya konu marka başvurusu ile diğer davalı şirkete ait markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, aynı/benzer olduğu belirtilen malların aynı satış noktalarında, aynı/benzer ihtiyaçları gidermek için satın alındığı, ortalama tüketicilerin satın alma tercihini yaparken uzun süre malların markalarını incelemediği gibi hususlar dikkate alındığında, başvuru ile itiraza gerekçe markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğundan 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu, davalının itizara dayanak yaptığı markalardan “ETİ FORM” markasının “bisküvi” ile özdeşleştiği, bu bağlamda 556 sayılı KHK’nin 8/4 maddelerine göre gıda sektöründe tanınmış marka olduğu, davacı marka başvurusu ile davalı markalarının işaret olarak benzer olması ve emtianın da aynı/benzer olduğu, ayrıca davalı markasının tanınmış olması karşısında, davacının marka başvurusunun tescil edilme olanağı bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b, 8/4 maddeleri karşısında iptali istenen YİDK kararında marka mevzuatına aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.