YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13953
KARAR NO : 2013/19854
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.06.2011 gün ve 2010/160-2011/216 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.03.2012 gün ve 2011/13959-2013/10964 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari unvanının çekirdek unsurunu da teşkil eden “SEIKO” markalı elektronik eşya cinsi ürünlerin dünya çapında ticareti ile iştigal ettiğini, “SEIKO” markasının, halihazırda dünya çapında 100’ü aşkın ülkede yapılan çok sayıda marka tescili ile koruma altında olduğunu, TPE nezdinde ise 104261 sayılı 07, 08, 09, 10, 11, 14, 18 ve 34. sınıflarda, 142875 sayılı 09. sınıfta, 2006 03602 sayılı 09. sınıfta ve 2006 52860 sayılı 09. sınıftaki mallar için tescilli “SEIKO” ibareleri markaları bulunduğunu, davalı şirketin 2008/53130 sayılı “SAIKON” ibareli markanın 7, 8, 9, 11, 16 ve 35. sınıflar için tescil başvurusuna müvekkilince itiraz edildiğini, itirazın TPE YİDK’ca reddedildiğini, redde yönelik kararın haksız olduğunu, davaya konu SAIKON ibareli marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış SEIKO ibareli markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket markaları ile iltibas yaratmak amacıyla yapmış olduğu marka başvurularından sadece birisi olduğunu ve söz konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış SEIKO markasının itibarından haksız yarar sağlaması veya müvekkilinin markasının ayırt edici karakterinin zedelenmesine yol açacağını ve davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, 02.03.2010 tarihli YİDK’nın red kararının iptaline, davalı şirketin 2008/53130 sayılı “SAIKON” marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin, elektronik eşya üretimi yaptığını, davacı tarafın hakim olduğu piyasanın ise saat piyasası olduğunu, “SEIKO” denince, Türkiye’ de tüketicinin aklına saat geldiğini, davacının iddia ettiği gibi, her iki marka arasında görsel açıdan bir benzerliğin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı başvurusu olan “Saıkon” ile davacı markası “Seiko” markasının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında orta düzeyde benzerlik bulunduğu, taraf markalarında yer alan aynı tür mal ve hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunabileceği, ayrıca davalı markasında yer alan 35. sınıftaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi” hizmetleri yönünden davalı markasının tescili halinde davacı markaları kapsamındaki malları da satacağı için bu hizmetin de benzer olduğu kabul edildiği, davacının “seıko” ibareli markalarının saat emtiası yönünden tanındığı, ancak taraf markaları arasında sadece orta düzeyde görsel ve sesçil benzerlik bulunması, kavramsal açıdan farklı oldukları dikkate alındığında başvuru markasındaki farklı tür mal ve hizmetler yönünden davacı markalarının ayırtedici karakterine zarar verme, haksız yarar sağlama veya markanın itibarına zarar verme olgularının gerçekleşmeyeceği, kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 07 (11), 08 (3), 9 (1, 2, 3, 6, 9, 10), 11 (01) ve 35 (07) mal ve hizmetler yönünden YİDK’nın kararının iptaline, anılan mal ve hizmetler yönünden davalı şirket adına tescil olunan 2008/53130 sayılı markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirket alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.