YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14372
KARAR NO : 2013/22332
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2010 tarih ve 2003/637-2010/197 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı TMG Dış Tic. ve Mad. Ltd. Şti. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nın müvekkili şirketin müdürü iken şirket ortaklarının onayını almadan davalı …Ş. ve Troya Ltd. Şti.’ni kurarak TTK’nın 547. maddesindeki rekabet yasağını ihlal ettiğini, dava dışı … ‘in davacı şirketin ortağı iken ortaklıktan ayrılarak davalı ile birlikte Troya Ltd. Şti’ni kurduğunu, Troya Ltd. Şti.’nin 25.10.2002 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, Troya Ltd. Şti’nin ortaklarından …ve…’ın da davacı şirketin eski çalışanlarından olduğunu, davalı şirketlerin müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalıların aldatıcı hareketleri ve dürüstlük kuralına aykırı davranışları sonucu rekabet hakkını kötüye kullandıklarını, müvekkilinin pek çok müşterisi ile iş bağlantısı kurduklarını, bu hareketleri neticesinde davacı müvekkilinin zarar gördüğünü, şirket hacminin daraldığını ve haksız rekabet oluşturan faaliyetler sonucu kurulan davalı şirketler lehine haksız fayda elde edildiğini ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve menine, bu faaliyetlerin neden olduğu zararlar karşılığı şimdilik 10.000.000.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin davalı … hakkındaki davadan feragat ettiği, her iki davalı şirketin kurucu ortaklarının bir kısmının davacı şirketten ayrılarak davalı şirketlere kurucu ortak oldukları, davacı şirketten ayrılıp davalı şirketlere ortak olan davacı çalışanlarının davacı şirkette temsil ve izam yetkilerinin bulunmadığı, davacı şirkette çalışmakta iken ayrılıp davalı şirketlere ortak olan …, … , …’in sadece davalı şirket ortağı olmalarının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, şirket çalışanlarının ayrıldıktan sonra şirket kurmalarını engelleyen bir rekabet yasağı kuralı bulunmadığı, davacı tarafından sunulan delillere göre davalı şirketlerin davacıya ait müşteri portföyünü kullandıklarına dair bir tespit yapılamadığı, davacı taraf haksız rekabetin gerçekleştiğini iddia ettiği 2002 yılı ve sonrasına ilişkin müşteri ve satıcıların dökümünü kapsayan mizanları sunmadığından kök raporda kesin bir sonuca varılamadığı, İstanbul Maden İhracatçılar Birliği’nin 11.05.2004 tarihli yazısında belirtildiği üzere davacı şirketin pazarlama şirketi olarak kurduğu Mansfield Dış Ticaret ve Madencilik Ltd. Şirketi eliyle ihracat işlemini gerçekleştirdiği, İhracatçılar birliğinden gelen verilere göre de davacı müşterilerinin davalı şirketlere geçtiği hususunda bir tespit yapılamadığı, davacının ihracat miktarlarındaki düşüşün, davacının ihracat işlemlerini pazarlama şirketi olarak kurduğu Mansfield Limited Şirketi eliyle yapmasından kaynaklandığı, davalı şirketlerle ilgili olmadığı, davalı şirketlerin haksız rekabet teşkil eden bir eylemlerinin kanıtlanamadığı, yine buna bağlı olarak davacının zarar gördüğü iddiasının kanıtlanamadığı, davacıya ait bir tek müşterinin davalı şirketle iş yapmış olmasının tek başına haksız rekabet olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 07,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.