YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14750
KARAR NO : 2013/22308
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 gün ve 2010/1168-2012/101 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.07.2013 gün ve 2012/16525-2013/14182 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 15/09/2010 tarihinde olağanüstü ortaklar kurulu toplantısını yaparak sermaye artırımı kararının alındığını, ancak toplantıya yapılan davetin ve alınan sermaye artırımı kararının hukuka aykırı olduğunu, sermaye artırımına gidilmesinin tek amacının müvekkilin şirketteki hisse oranını küçültmek olduğunu, sermaye artırımı kararının şirketin mali durumu gerektirmediği halde alındığını, şirketin iç kaynaklarından sermaye artırımının yapılması mümkünken, ortaklardan karşılanmak sureti ile yapılmasının objektif iyi niyet kurallarına aykırı düştüğünü, dava konusu ortaklar kurulu kararı ile ana sözleşmenin sermaye başlıklı 6. maddesinin değiştirilerek şirket ortaklarının pay durumlarının artırım oranının da değiştirildiğini, ancak müvekkiline TTK’nın 516/2 maddesinden doğan rüçhan hakkını kullanabilmesi için süre dahi verilmeyerek engellendiğini ileri sürerek, 15/09/2010 tarihli ortaklar toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 03.07.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.