Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14968 E. 2013/19516 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14968
KARAR NO : 2013/19516
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2012 tarih ve 2009/107-2012/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu … plaka sayılı çekici ve …plaka sayılı römorkunu, 2008 yaz sonlarından beri sürekli olarak koymakta olduğu, davalı şirketin işlettiği ve diğer davalı …’un bekçiliğini yaptığı tır parkına 30/12/2008 tarihinde koyduğunu ve araçların anahtarını da aracın üzerinde bıraktığını, 06/01/2009 tarihinde tır parkına araçlarını almaya gittiğinde araçların parkta olmadığını öğrendiğini, davalıların ücret karşılığında tır parkına bırakılan müvekkilinin araçlarının müvekkilinin bilgisi olmadan ve müvekkilinin göndermediği kimliği meçhul şahsa teslim edilerek araçlarının çalınmasına ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduklarını, müvekkilinin araçları 25.000 TL ye satın aldığını, zararının en az bu kadar olduğunu ileri sürerek, şimdilik çekici için 10.000 TL römork için 5.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL’nin 05.01.2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, olaya davacının sebebiyet verdiğini, istenilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin çalışmakta olduğu otoparkta anahtarların aracın üzerinde bırakılmadığını, böyle bir uygulama olmadığını, olay günü müvekkilinin yanına gelen bir şahısın kendisini davacının gönderdiğini ve aracı alıp götüreceğini söylemesi üzerine müvekkilinin araç sahibinin bilgisi olmadan aracı teslim edemeyeceğini söylediğini, gelen şahsın telefonla davacıyı aradığını, müvekkilinin de davacı ile görüştüğünü aracı teslim etmesini söylediği için gelen şahsa aracı götürmesine izin verdiğini, aracın çalınmasında davacının asli kusurlu olduğunu, istenilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sahibi ve sürücüsü olduğu … plaka sayılı çekici ile …plaka sayılı römorkunu davalı şirketin işlettiği, diğer davalı …’un bekçiliğini yaptığı tır parkına 30/12/2008 tarihinde bıraktığı, aracın anahtarlarını da araç üzerinde bıraktığı, 06/01/2009 tarihinde aracını almak için gittiğinde bir başka kişiye teslim edildiği anlaşıldığı için aracın teslim edilmediği, gerekçesi ile davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 15.000 TL araç bedelinin 06/01/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçların piyasa rayiç değerinin toplam 21.000 TL olduğu ve araç katarının hurda olarak ise 11.295 TL olduğu bildirilmiş olup, davalılar araçların yaşı ve diğer özellikleri dikkate alındığında bu değerin fahiş olduğunu bildirerek bu değere itiraz ettikleri halde, mahkemece ek rapor alınmadan davanın 15.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda belirlenen bu değerin hangi tarihteki değer olduğu, piyasa rayiç değerinin yanı sıra hurda değerinin neden hesaplandığı bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece davalıların itirazları, araçların yaşı, modeli ve diğer özellikleri gözönüne alınarak dava tarihi itibari ile rayiç değeri konusunda aynı heyetten ek rapor veya yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.