YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14985
KARAR NO : 2013/19735
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2011/341-2012/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Halk Bankası … Şubesinden 17.04.2009 tarihinde 60 ay vadeli, 85.000,00 TL tutarlı kredi kullandığını, bu kredi sözleşmesiyle birlikte kredi veren banka tarafından hayat sigortası adı altında bir sigorta yaptırılma zorunluluğu olduğunun belirtildiğini ve bankaca “Banka Ferdi Kaza/İşsizlik Sigorta Poliçesi” adı altında sigorta yapıldığını, kredi ile ilgili diğer masraflarla birlikte sigorta bedellerinin de bankaca tahsil edildiğini, müvekkilinin banka kredi taksitlerini ödeme sürecinde çalıştığı işyerinde 27.05.2009 tarihinde hiçbir haklı ve geçerli neden olmadan çıkarıldığını, bu işleme karşı açtığı davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin halen devam etmekte olan kredi borcunu aile fertlerinin yardımı ile ödemekte olduğunu ve halen işsiz olduğunu, müvekkilinin kredi borcunun yanı sıra poliçe bedellerini de ödemeye devam ettiğini, müvekkilinin, kredi sözleşmesi sırasında yapılan sigorta poliçesinin Banka Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi olduğunu ve işsizlik teminatı içerdiğini 14.04.2011 tarihinde öğrendiğini, bunun üzerine 28.04.2011 tarihinde davalı … şirketine başvuran müvekkilinin talebinin sigorta genel ve özel şartlarına göre teminat dışında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, işsizliğin sigorta şirketine süresinde ihbar edilmemesinin sorumlusunun müvekkilinin değil, krediyi kullandıran ve acente sıfatı ile sigortayı yapan banka olduğunu,sigorta poliçesi üç kez yenilenmesine rağmen hiçbir poliçenin örneğinin müvekkiline verilmediğini, sigorta poliçesinin müvekkiline 14.04.2011 tarihli başvurusu üzerine teslim edildiğini ileri sürerek şimdilik 8000 TL’nin 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 21.646,62 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının 27.05.2009 tarihinde işten çıkarıldığını belirttiğini, olayın üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçtiğini, TTK’nun 1268. maddesi uyarınca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Banka Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi’nin İşsizlik Ek Teminatı başlıklı 3.1 maddesine göre, işsizlik teminatının poliçenin teminatının başlangıcından itibaren ilk 90 günü kapsamadığını, poliçe başlangıcından itibaren 90 gün içerisindeki işten çıkarmalara ilişkin teminat verilmediğini, talep edilen tazminat ve faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının zamanşımı itirazının, davacıya dava konusu poliçenin teslim edilmemiş olması ve davacının, poliçedeki işsizlik teminatını 14.04.2011 tarihinde bankaya müracaatında öğrenmiş olduğu, 6762 sayılı TTK’nun 1268. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihleri itibariyle dolmadığı gerekçesiyle reddine, davacının dava konusu poliçenin işsizlik teminatı kapsamında davalıdan 21.646,62 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ferdi kaza/işsizlik sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK’nun 1332/son maddesi uyarınca, sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecbur olup sigorta bedeli, bu beş günlük müddetin geçtiği tarihte muaccel olur. Yine aynı madde uyarınca ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmemesi halinde mal sigortalarına ait hükümler kıyas yoluyla tatbik olunur. 6762 Sayılı TTK’nun 1292. ve 1268. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talepler, alacak muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Davacı, sigorta poliçesindeki işsizlik teminatından 14.04.2011 tarihinde haberdar olduğunu iddia etmişse de, poliçede davacının imzasının bulunması karşında davacının bu iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu itibarla, mahkemece dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasa maddeleri uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı nazara alınmadan davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmesi doğru olamamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yarına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.