YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15185
KARAR NO : 2013/20142
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2013 tarih ve 2013/140-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili bankanın … şubesi nezdinde …Elyaf İmalat ve Tic. A.Ş. lehine, dava dışı … Serdaroğlu İnş. A.Ş. ve diğer davalıların müteselsil kefaleti ile kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek borçlulara ihtar gönderildiğini, hesabın kat edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, hesap kat tarihi olan 30.04.2013 tarihi itibari ile nakit kredilerden müvekkili bankanın 53.071,61 TL alacağı bulunduğunu, ileri sürerek genel kredi ve teminat sözleşmesinin 50. maddesine istinaden teminatsız olarak müvekkili banka alacağının tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, ihtiyati haciz istemine dayanak yapılan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde öngörülen kredilerin ödenip-ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği ve ihtiyati haciz isteyen bankanın ne miktarda alacaklı olduğu belli olmadığı, bu hususların yargılama gerektirdiği, borçluların kaçacaklarına ya da mallarını kaçıracaklarına dair dilekçeye herhangi bir delil eklenmediği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için hakimin alacağın varlığı ve miktarı hususunda kesin bir kanaat sahibi olması gerektiği, gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarda belirtilen nedenlerle istemin reddine karar verilmiştir. İİK’nun ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ayrıca kefiller yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının alacaklı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.