Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15187 E. 2014/5215 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15187
KARAR NO : 2014/5215
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

Taraflar arasında görülen davada e verilen 18.12.2012 tarih ve 2011/180-2012/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin nezdinde, 18, 26 ve 35. sınıflarda tescilli “” markasının bulunduğunu, bu marka ile sıralı marka olması amacıyla “ markasının kendi adına tescili için Tmarka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin önceki markasından doğan müktesep haktan yararlanarak tescil başvurusunda bulunduğunu, eski tarihli markanın varlığının tescil engelini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin marka başvurusuna davalı şirketin 177418 sayılı “ markasını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itiraz üzerine tarafından müvekkili marka başvurusunun nihai olarak reddedildiğini, davalı itirazının kötü niyetli olduğunu, davalı markasının 25. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin başvurusunun ise 18, 26. ve 35. sınıflarda tescil edilmek istendiğini, davalının markasının tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilinin markasından farklı olduğunu ileri sürerek, K kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı E vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılmaları halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, davacı şirketin 2009/41684 sayılı “” markasından dolayı müktesep hakkı olduğunu ve bu sebeple markasının evleviyetle tescil edilmesi gerektiği iddiası ile ilgili olarak, davacının 2009/45515 sayılı “L marka başvurusu ile müktesep hakka dayanak teşkil ettiği ileri sürülen 2009 41684 sayılı “ markasının aynı esaslı unsuru içermediklerinin görüldüğü, her ne kadar işaretler arasında telaffuz yakınlığı ve görsel benzerlik bulunsa da, davacının “” markasının eski tarihli “ markasından farklı ve yeni bir marka olduğu, bu markada, eski markanın esaslı unsurunun değiştirilmiş ve başka bir markanın yaratılmış
…/…
-2-

olduğu, artık asıl markadan doğan ve onu günün koşullarına uyarlamaya çalışan zincirleme bir tescilden değil, farklı bir markadan söz edilebileceği, davacı yanın “ markasına benzer bir başka markayı tescil ettirerek koruma altına almaya çalıştığı, kaldı ki davacının 2009/41684 tescil numaral markasının davalı tarafça kabullenilmiş ve davalının markası ile uzun süre yan yana kullanılarak, çekişme konusu olmaktan çıkmış bir marka da olmadığı, davalının davacı markasının hükümsüzlüğünü isteme hakkının halen mevcut olduğu, bu anlamda da 2009/41684 sayılı markanın müktesep hakka dayanak teşkil edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.