Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15360 E. 2013/19964 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15360
KARAR NO : 2013/19964
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2013 tarih ve 2013/32-2013/32 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Borçlu vekili, 18.01.2013 tarihli ihtiyati haciz kararının dayanağı protokolde Ankara Mahkemeleri’nin yetkisinin kabul edildiğini, müvekkilinin ikametgahının da Ankara’da olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu’nun 17. maddesi gereğince de Ankara Mahkemeleri yetkili bulunduğundan yetkisiz…Mahkemeleri’nce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiş, ayrıca müvekkilinin belli bir ikametgah sahibi olduğunu, kaçma şüphesinin bulunmadığını, alacakla ilgili…5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 2010/177 Esas, 2012/225 Karar sayılı dosyanın da temyiz edildiğini, ihtiyati haciz konusu alacaktan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını ileri sürerek; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, cevap dilekçesi ile taraflar arasındaki protokolün İzmir’de düzenlendiğini ve…Şubesi ile ilgili bulunduğunu, sözleşmedeki Ankara Mahkemeleri’nin kabul edilen yetkisi dışında sözleşmenin icra edildiği…Mahkemeleri’nin yasal yetkisinin de bulunduğunu, borçlu vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığını, ayrıca asıl dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin ihtiyati haciz konusu miktar kadar daha alacaklı bulunduğunun tespit edildiğini savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nından önce düzenlendiği, 1086 sayılı HUMK’nu uyarınca sözleşmenin imzalandığı tarihte taraflarca sözleşmede kabul edilen yetkili mahkeme dışında kanunen tespit edilen yer mahkemelerinin de yetkili bulunduğu, bu nedenle aktin ifa yerinin…olması sebebi ile…Mahkemeleri’nin de yetkili bulunduğu, borçlu vekilinin diğer itirazlarının ise İİK’nın 265. maddesinde sayılan hususlardan bulunmadığı, ihtiyati haciz kararının…5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararından tespit edilen miktara da dayanılarak verildiği gerekçesiyle, borçlu vekilinin tüm itirazların reddine karar verilmiştir.
Kararı, borçlu vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati hacze itiraz talebine ilişkin olup; mahkemece, “taraflar arasındaki sözleşmenin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nından önce düzenlendiği, 1086 sayılı HUMK’nu uyarınca sözleşmenin imzalandığı tarihte taraflarca sözleşmede kabul edilen yetkili mahkeme dışında kanunen tespit edilen yer mahkemelerinin de yetkili bulunduğu, bu nedenle aktin ifa yerinin…olması sebebi ile…Mahkemeleri’nin de yetkili bulunduğu.” gerekçesiyle, borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesi bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağını amir bulunduğundan anılan Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce düzenlenen sözleşmeler nedeniyle açılan davalardaki yetki şartları da 6100 sayılı HMK’na göre değerlendirilmelidir. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi gereğince taraflarca yetki sözleşmesi yapılmış olması halinde aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen yerde açılabileceğinden, mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi göz önüne alınarak borçlunun yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK’nın uygulanamayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın temyiz eden borçlu yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden karşı tarafa iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.