YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1584
KARAR NO : 2013/11861
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2012 tarih ve 2012/634-2012/642 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi mümeyyiz davalılardan … Denizcilik ve Ticaret A.Ş., …, …, … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ve davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı, yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü olduğu davalı şirketten istifa ettiğini, müvekkilinin istifasıyla birlikte şirket ile yönetim kurulu üyesi ve hissedar olan davalıların müvekkilini en geniş şekilde gayrikabili rücu ibra etmiş olmalarına rağmen bu beyan ve taahhütlerine aykırı davrandıklarını, bu nedenle taahhüt ettikleri cezai şartı ödemekle sorumlu olduklarını ileri sürerek, 2.000.000 … cezai şartın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … A.Ş. ile … , … vekili, müvekkili şirketin cezai şart isteminin dayanağını oluşturan belgede taraf olmadığını, cezai şart isteminin hukuka ve ahlaka aykırı olup, geçersiz bulunduğunu, geçerli olduğunun kabulü halinde dahi belgede öngörülen tüm taahhütlerin yerine getirildiğini, bu nedenle cezai şartı istem hakkının doğmadığını, davacının bir zararının oluşmadığını savunarak, cezai şart isteminin reddini talep etmişlerdir.
Diğer davalılar vekilleri, istemin reddini talep etmişlerdir.
Hakem Heyeti tarafından yapılan yargılama sonunda, davacının ibrasına ilişkin kararın verildiği genel kurul toplantısının zamanında yapılmadığı iddiasına dayalı olarak istenilen cezai şart isteminin yerinde olmadığı, ancak davacının kendisine karşı açılan icra takibi nedeniyle cezai şart isteminde bulunmakla haklı olduğu, cezai şart isteminin
dayanağını oluşturan “Beyan” başlıklı belgenin 3. paragrafında belirlenen cezai şartın 4. paragraf için de geçerli olduğu, davacıya karşı yapılan icra takibinin iptal edilmiş olması nedeniyle davacının bir zarara uğramadığı yönündeki savunmanın da cezai şartın hukuki niteliği ve amacı karşısında yerinde olmadığı, bu durumda davacının cezai şart isteminde haklı olduğu ancak cezai şartın miktarından indirim yapılması gerektiği, cezai şarttan icra takibinde bulunan davalı şirket ile icra takip tarihinde şirketin yönetim kurulu üyesi olan … , … ve … ‘nın sorumlu oldukları, diğer davalıların taahhütlerine aykırı bir davranışlarının olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının cezai şart isteminin haklılığına, ancak “Beyan” isimli belgede kararlaştırılan 2.000.000 ABD Doları cezai şartın tacir olan davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağı, tacir olmayan diğer davalılar açısından ise BK’nın 161/3. maddesi uyarınca fahiş olduğu kanaatiyle % 50 oranında tenkisi ile cezai şartın 1.000.000 … na indirilmesine, bu miktarın davalılar … A.Ş., …, … ve …’den dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalılar … ve … hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar … Denizcilik A.Ş., …, … ve … vekili temyiz etmiştir.
Mümeyyiz davalılar vekili tarafından temyiz edilen karar Hakem Heyeti tarafından verilen 30.11.2012 tarihli ve milli tahkime tabi karar olup, 6100 sayılı HMK’nın 451. maddesindeki yürürlük hükmü ile 448. maddesindeki bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede karar tarihi itibariyle bu Kanun’un tahkime ilişkin hükümleri yürürlüğe girmiş olup, Kanun’un 439. maddesi uyarınca hakem kararına karşı yalnızca tahkim yerindeki mahkemede iptal davası açılması mümkün olduğundan HMK’nın anılan 451 ve 448. maddeleri de nazara alınarak mümeyyiz davalıların temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar … Denizcilik A.Ş., …, … ve … vekili tarafından yapılan temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan … Denizcilik A.Ş., …, … ve …’den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan … Denizcilik ve Ticaret A.Ş., …, …, …’den alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.