Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15860 E. 2013/20091 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15860
KARAR NO : 2013/20091
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2013 tarih ve 2013/77-2013/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkili bankaya ciro edilen ve keşidecisi Şeker Piliç ve Yem San. Tic. A.Ş. olan 502.000 TL bedelli 1 adet çekin süresinde bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılığının olmadığının çek arkasına şerh verildiğini, daha önce borçlu aleyhine yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmiş ise de, ihtiyati haciz kararı alınmasını engelleyecek bir tedbir kararının bulunmadığını ve Yargıtay içtihatlarına göre de, ihtiyati haczin uygulanmasının tedbir yolu ile durdurulması halinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği ve verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılamayacağını, çek bedelinin gününde ödenmediği ve alacağın teminatsız olduğu, borçlunun adres değiştirme ve mal varlığını eksiltme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu hakkında iflas erteleme davası nedeniyle, yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiği, tedbir kararı verilmeden önce mahkemece borçlu hakkında ihtiyati haciz kararları verildiği, yapılan hacizler neticesinde davalı şirkete ait taşınır-taşınmaz malların ve alacakların haczedildiği, kaldı ki tedbir kararından sonra davalı şirketin yönetiminin kayyumlara devredildiği, dolayısıyla davalı şirketin mal kaçırdığı hususunu kabul etmenin hayatın olağan akışına ve mevcut duruma aykırı olduğu, davacı tarafça doğrudan icra takibi yapılmakla ihtiyati haciz kararından beklenen hukuki faydanın kolaylıkla elde edilebileceği gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğu nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, HMK’ndaki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri İİK’nda düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkına haizdir. İhtiyati haciz talebine konu çek incelendiğinde muaccel olmuş bir alacağın söz konusu olduğu anlaşılmakla bu durumda mahkemenin kabulünde olduğu gibi, davalı şirketin mallarını kaçırması tehlikesinin bulunmaması talebin reddini gerektiren bir husus değildir.
Öte yandan iflasın ertelenmesi kararı borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmez. İhtiyati haciz kararı infaz edilebilir, ancak haczedilenler muhafaza altına alınamaz. İhtiyati haczin icrai hacze dönüşmesi prosedüründe belirtilen süreler de iflasın ertelenmesi kararı sonuna kadar işlemez. Kaldı ki, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartlar İİK.257. maddesinde sıralanmış olup buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlu yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, alacaklının ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunduğu nazara alınarak talebin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.