YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16611
KARAR NO : 2013/22437
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2012/350-2012/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurum sigortalılarından …’ın 24/02/2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kalması nedeniyle sigortalıya bağlanan gelirler ve ödemeler için Bakırköy 8. İş Mahkemesi’nde Tasfiye Halindeki Korel Aydınlatma San. ve tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davada mahkemece şirketin ihyası için müvekkiline süre verildiğini ileri sürerek, şirketin ihyasını ve tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapıldığını, davacı tarafa tasfiyenin bittiğinin bildirildiğini, tasfiyesi sona eren şirketin malı ve sermayesinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, tasfiye süresince sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketlerin tasfiyesinde tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memuru vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.