YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16992
KARAR NO : 2014/7187
KARAR TARİHİ : 11.04.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2013 tarih ve 2013/405-2013/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %17,44 azlık payına sahip olduğunu, şirket yönetim kurulu kararı ile şirketin tasfiyesi için genel kurulun toplanmasına karar verildiğini ve 16.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı alındığını, tasfiye memuru olarak da davalılar …, … ve …’nun atandığını, bu süreçte bazı usulsüzlüklerden şüphelenen müvekkilinin şirket yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olan davalı … hakkında şirket işlemleri ile ilgili olarak güveni kötüye kullanmak, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunduğunu, başlatılan soruşturma neticesinde davalının diğer bazı yöneticilerle birlikte şirket aleyhine işlemler yaptığının tespit edildiğini, müvekkilinin davalı yönetim kurulu üyeleri, murakıplar ve tasfiye memurlarına ihtarname çekip, şirket alacaklarının henüz tahsil edilmediğini bildirerek şirket alacaklarının tahsili ile yönetim kurulu ve tasfiye memurlarının değiştirilmesi için süre verdiğini ancak, TTK’nın 412. maddesinde yer alan 7 günlük süre içerisinde Genel Kurulun toplanmasına karar alınmadığı gibi müvekkiline yanıt da verilmediğini ileri sürerek, şirket alacaklarının tahsili amacıyla işlem yapmak ve dava açmak üzere Tasfiye Halindeki Rize İpekyolu … Taşımacılık A.Ş.’nin tasfiyesinden dönülmesine ve genel kurulun olağanüstü toplanmasına, şirket alacaklarının tahsili amacıyla işlem yapmak, dava açmak, tasfiyeden dönmek, genel kurulu toplamak ve tasfiye sonuçlanıncaya kadar şirketi yönetmek için MK’nın 426/3 maddesi
gereğince ya da genel kurul toplantısının gündemini düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere TTK’nın 412. maddesi uyarınca …’in kayyım olarak atanmasına, haklı sebeplerin varlığı nedeniyle TTK’nın 537/2 maddesi gözetilerek davalı tasfiye memurları …, … ve …’nun görevden alınmasına ve yerine tasfiye memuru olarak …’in atanmasına, atamanın tescil ve ilanına, tasfiye işlemlerinin mahkemenin vereceği genel kurul toplantısı ve tasfiyeden dönülmesi kararından sonra yapılmak üzere durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı tarafın şirket genel kurul kararının iptalini istediğini, TTK’nın 445. maddesi uyarınca genel kurul kararlarına karşı üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılması gerektiğini ayrıca, davacının iddia ettiği tüm hususların şirket genel kurullarında görüşülüp onaylanarak karar altına alındığını, genel kurulların tamamında davacı şirketin de temsil edilip, şirket yetkilisinin de bütün kararlara imza attığını, şirket yönetimlerinin ibra edildiğini, davacı da dahil şirket ortaklarının bilgisi dışında hiçbir iş ve işlem yapılmadığını, genel kurul kararlarına bir itiraz olmadığı gibi iptalleri için açılan bir dava da bulunmadığını, davacının aynı dava içinde birden fazla talepte bulunduğunu, bu taleplerin bir dava içerisinde birleşmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin tasfiye halinde olan davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/7212 sayılı soruşturma dosyasında şikayetçi olup, soruşturmanın devam ediyor olması dikkate alındığında, azlık oyu olan davacı şirketin, davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı için mahkemeden izin talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirketin genel kurulunun olağanüstü toplanması talebinin şirket “tasfiye halinde olduğundan” 16.12.2011 tarihli Genel Kurul kararlarının uygulanıp uygulanmadığı hakkında görüşülmesi için, tasfiye işlemlerinin gereklerinden olan hususlarla sınırlı olmak üzere kabulü ile, Tasfiye Halindeki Rize İpekyolu … Taşımacılığı Ticaret A.Ş.’nin, gündeminin tasfiye işleminin gereklerinden olan hususlar hakkında, 16.11.2012 tarihli Genel Kurul kararlarının uygulanıp uygulanmadığı hususlarıyla sınırlı olmak üzere Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’na çağrılmasına, bu hususta davacı şirkete (yetkilisine) izin ve yetki verilmesine, davacının davalı şirketin tasfiyesinden dönülmesi ve şirketi yönetmek üzere kayyım ataması taleplerinin dolaylı olarak 16.11.2012 tarihli Genel Kurul kararının iptali niteliğinde olduğu ve 6102 sayılı TTK’nın 445. maddesindeki 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı tarafın talepleri 6102 sayılı TTK’nın 537/2 madde ve fıkrası yönünden tasfiye memurunun azline yönelik olup, genel kurul kararının iptali niteliğinde değildir.
Oysa, mahkemece davacının bu talebinin dolaylı olarak 16.11.2012 tarihli Genel Kurul kararının iptali niteliğinde olduğu ve 6102 sayılı TTK’nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Davacının tasfiye memurunun azline yönelik işbu talebinin mahkemece 6102 sayılı TTK’nın 537/2 maddesi uyarınca incelenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6102 sayılı TTK’nın 412. maddesinde “Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir. “ hükmü düzenlenmiştir. Anılan Yasa hükmü uyarınca mahkemece verilen karar kesindir. Bu itibarla, mahkemece verilen kararda kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi kanun gereği kesin olan kararı temyiz yolu açık olan bir karar haline getirmez. HUMK’nın 432/4. maddesine göre, hükmü temyiz eden açısından temyizi kabil olmayan karara ilişkin temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden bir kısım davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.