Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17261 E. 2013/22469 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17261
KARAR NO : 2013/22469
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2013 tarih ve 2013/81-2013/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden vekili, 550.000 USD karşılığı 988.350,00 TL alacağın vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, alacak tutarı kadar borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nın 257. maddesindeki şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulüne, 988.350,00 TL için borçluların borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
İtiraz edenler vekili, ihtiyati haciz kararına dayanak olan bonoların düzenlenme tarihlerinde, müvekkillerinin bilgisi haricinde tahrifat yapıldığını, bonolardaki boş vade tarihlerinin de sonradan doldurulmuş olduğunu, bu durumda ihtiyati hacze dayanak olan 4 adet bononun vade tarihlerinin senedin gerçek düzenleme tarihi olan 21.02.2013 tarihinden öncesine ait olduğunu, bonolarda vade tarihinin düzenleme tarihinden önceki bir tarih olmasının, bonoların kambiyo niteliğini ortadan kaldırdığını, ihtiyati haciz kararına konu bonolarda müvekkili … adına atılmış bir adet, diğer müvekkili şirket adına atılmış bir adet imza mevcut olup, düzenleme tarihindeki düzeltme için atılmış herhangi bir paraf veya imza olmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre yapılan incelemede, borçlu şirketin 26.02.2013 tarihli hacizin tatbiki ile ihtiyati haciz kararından haberdar olduğu, bu tarihten itibaren 7 günlük itiraz süresinin 04.03.2013 tarihi mesai saati bitiminde dolduğu, borçlu vekilinin 7 günlük itiraz süresinden sonra 05.03.2013 tarihinde itiraz ettiği gerekçesiyle itirazın, reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece itiraz edenin 26.02.2013 tarihli haczin tatbiki ile ihtiyati haciz kararından haberdar olduğu, bu tarihten itibaren 7 günlük itiraz süresinin 04.03.2013 tarihi mesai saati bitiminde dolduğu, itiraz eden vekilinin 7 günlük itiraz süresinden sonra 05.03.2013 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Ancak; İİK 19/1. maddesi gereğince gün ile tayin edilmiş süreler bakımından ilk günün hesaba katılmayacağı hususu nazara alınmaksızın, ihtiyati hacze itirazın süre geçirildikten sonra yapıldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.