YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17997
KARAR NO : 2014/6639
KARAR TARİHİ : 04.04.2014
MAHKEMESİ : … 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 gün ve 2006/551-2010/97 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/06/2013 gün ve 2013/8740-2013/12930 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin kendisine ait “… Hattının” özgün olduğunu ve müvekkiline ait Kur’an-ı Kerim baskılarında bu hattın taklit edildiğini iddia ederek müvekkilini kötülediğini, oysa müvekkilinin baskısını yaptığı hat ile … hattının birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin hazırladığı “Bilgisayar Hattının” ise piyasada okuyucular tarafından çok beğenildiğini ileri sürerek, tarafların hatlarının birbirinden farklı olduğunun tespitini, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, ….000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davalıların tecavüzlerinin tespit ve önlenmesini, çoğaltılmış taklit nüshaların ve çoğaltmaya yarayan film, kalıp, bilgisayar kayıtları ve benzeri gereçlerin toplatılarak imhasını, ….000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep etmiş, 02.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 14.632 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı şirket vekili, birleşen davanın reddini savunmuş, diğer davalı …, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davada ise davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı … Yayın Ltd. Şti. vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı …A.Ş. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/8740 E, 2013/12930 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
…-Asıl dava, taraflara ait Kur’an-ı Kerim baskılarının birbirinden farklı olduğunun tespiti suretiyle, davalının yarattığı haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile tazminat ve hükmün ilanı, birleşen dava ise, davalıların birleşen davanın davacısına ait Kuran-ı Kerim baskılarına yönelik olarak taraf baskılarının kapaklarının dahi aynı olduğu ileri sürülerek açılan davalıların tecavüzlerinin tespit ve önlenmesi ile sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK’nın 83. maddesinde “Bir eserin ad ve alametleriyle çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa meydan verecek surette, diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz .
1’inci fıkra hükmü umumen kullanılan ve ayırt edici bir vasfı bulunmayan ad, alamet ve dış şekiller hakkında uygulanmaz” denilmektedir.
Birleşen davada yapılan incelemede taraf Kur’an-ı Kerimlerindeki hatların benzer olmadığı tespit edilmiş ancak kapakların benzerliğinden dolayı birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, birleşen davanın davalısı tarafından renk ve desen kompozisyonunun umumen kullanıldığı ve ayırt edici bir vasfı bulunmadığı, tüm Kur’an-ı Kerim baskılarının benzer kapaklarla piyasaya sunulduğu savunulduğuna göre 5846 sayılı FSEK’nın 83. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yapılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/8740 E,2013/12930 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/8740 E, 2013/12930 K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı-birleşen davada davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine, 28/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.