YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18121
KARAR NO : 2014/17846
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2011/467-2013/148 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/11/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. …., davalılardan … Matbaacılık San.Tic. A.Ş. vekili Av. … ile diğer davalı … A.Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin … Holding bünyesinde faaliyet gösteren davalı … Finans Kurumu A.Ş. nin … Şubesi nezdinde Euro ve USD olmak üzere iki adet müşterek döviz hesaplarının bulunduğunu, anılan davalının mudilere paralarını iade edememesi üzerine diğer davalı … A.Ş.’nin sahibi olduğu devremülkün, bu teklifi kabul eden mudilere mevduat tutarları karşılığında devrinin yapılarak satış bedellerinin mudilerin … Finans Kurumu A.Ş.’nin hesaplarından … matbaacılık A.Ş.’nin hesaplarına havale edildiğini, müvekkili Mustafa’nın vekili …a da ikna ettirilerek dokuz adet devre mülk satış sözleşmesinin imzalattırıldığını, oysa müvekkilince verilen vekaletnamede bu yönde bir yetki bulunmadığını, öte yandan havale edilen hesabın davacı Şaziye ile müşterek hesap olup Şaziye’nin kimseye bir vekaletname vermediğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte şimdilik (78.898) TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Finans Kurumu A.Ş. vekili, müvekkilince vekaletnameye dayanılarak işlem yapıldığını, davacıların hesaplarının kar ve zarara katılma şeklinde teselsüllü hesap olup davacılardan her birisinin bağımsız tasarruf yetkisinin bulunduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili, cevap dilekçesi vermeyip yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda devre mülk sözleşmesinin iptaline ilişkin hükmün kesinleştiği, geçersiz devremülk satım sözleşmeleri bedelinin ödenmesi amacıyla davacıların ortak hesaplarındaki paraların bir miktarının davalı … A.Ş.’nin, yine diğer davalı … A.Ş. nezdindeki hesabına havale edildiği, esasen anılan hususların bu davalı vekilinin 24.03.2008 tarihli dilekçesinde de kabul edildiği, hesaplar arasında havale işlemi gerçekleştiği ve bu işlemin dayanağı olan satım sözleşmesinin geçersiz olduğu tespit edildiği, artık anılan satım sözleşmesi dolayısıyla davalı … A.Ş.’nin hesabına, diğer bir deyişle uhdesine geçen paranın da anılan şirketten tahsili ile davacılara ödenmesi gerektiği, davalı … A.Ş.’nin hesabının da kar ve zarara katılım hesabı olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği, bu savunmanın davacılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalı … A.Ş.’nin hesaptan para çekme veya virman yapma yetkisi içermeyen, sadece emeklilik işlemleri için yetki veren bir vekaletnameye dayanılarak, hiçbir inceleme yapmadan alelacele havale işlemini gerçekleştirdiği, yaptığı işlemleri titizlikle ve ticari teamül çerçevesinde yapmasının zorunlu olduğu, vekaletnameyi gerekli titizlikle inceleyip yetki hususunda sorunun bulunup bulunmadığını irdelemesi gerektiği, bu hususları ihmal ettiğinden meydana gelen zarardan davacılara karşı diğer davalı ile birlikte sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 04.12.2008 tarihinde verilen 2004/263 Esas-2005/224 Karar sayılı kararın hüküm fıkrasının 1. maddesindeki devremülk sözleşmelerinin iptaline ve fer’ilerine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların maddi zararlarına ilişkin davasının kabulüne, 1.000 TL’nin 17.05.2004 dava, 78.898.00 TL’nin ıslah tarihi olan 23.02.2005 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.093,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.