Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1848 E. 2013/20530 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1848
KARAR NO : 2013/20530
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2012 tarih ve 2012/15-2012/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar … ve …’nin birlikte keşideci oldukları 20.06.2005 vade tarihli 1.700 TL ve yine 20.06.2005 vade tarihli 3.000 TL’lik senetlere dayanarak bu senetlerde kefil olarak bulunan …hakkında 21.12.2005 tarihinde 10 örnek ödeme emri ile İzmir 10. İcra Müdürlüğü’nün 2005/9973 E. sayılı dosyası ile icra takibinin başladığını, takibin ilk olarak 17.09.2007 tarihinde yenilendiğini ve 2007/4673 numarası aldığını, daha sonra tekrar yenilerek 2011/6155 numarası aldığını, davalı borçluların 25.11.2011 tarihinde İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak zaman aşımı definde bulunduklarını, 28.11.2011 tarihinde senetlerin zaman aşımına uğradığı kabul edilerek 2011/970 E. 2011/971 K. Sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalıların icra dosyasına konu borcu ödemediklerini, her ne kadar 04.07.2011 tarihli yenileme emrini dikkate alarak zaman aşımı iddiaları kabul edilmiş ise de, bunun kabulünün doğru olmadığını, zaman aşımı dolduktan sonra bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açılabileceğinden alacak davası açıldığını, müvekkilin defterlerinin yanması nedeniyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/146 E. sayılı dosyasında zayii belgesi kararı aldıklarını belirterek, müvekkilinin 20.06.2005 tarihli 3.000 TL ve 20.06.2005 tarihli 1.700 TL bedelli iki adet senetten dolayı alacağının tahsiline, alacağa 20.06.2005 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketi temsilen davalı …, TTK m. 661’deki 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/970 E. 2011/971 K. Sayılı 28.11.2011 tarihli kararı ile senetlerin vade tarihinin 20.06.2005 olduğunu ve 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğuna ilişkin kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, bu sürenin 20.06.2005 +3 yıl = 20.06.2008 den itibaren 1 yıllık süre içerisinde yani 20.06.2009 tarihine kadar açılması ve zaman aşımı yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı-borçluların ödeme emrini tebliğ aldığına ilişkin mal beyanı dilekçelerinde (30.06.2006) borca itiraz etmedikleri ve bu tarih itibarı ile takibin kesinleştiği, artık davacının sadece haciz isteme imkânı mevcut iken bu tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde, yani; 30.06.2009 tarihine kadar haciz istemediği, bunun yerine kesinleşmiş takibi olmasına rağmen davalı-borçlulara tekrar ödeme emri tebliğ etmeye çalıştığı, bu işlemin ise zamanaşımını kesmediği, bu işlemlerin haciz ve satış gibi takibin ilerlemesini sağlayan işlemlerden olmadığı sabit olduğu; bu tarihten sonra bir yıllık süre içerisinde ise; eTTK m. 644’e (yTTK m. 732) göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava açmadığı, 09.01.2012 tarihinde açtığı davanın ise süresinde yapılan zamanaşımı def’i ile karşılaştığı ve davanın esas yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. Dava konusu bonoların vade tarihleri 20/06/2005 olup, Mülga 6762 TTK 690. madde yollamasıyla TTK’nın 661. maddesine göre, hamilin bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. 21/12/2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımı kesilmiş, bundan sonra yapılan takip işlemleri ile zamanaşımında kesilmeler olmuş, 15/01/2008 tarihinde borçlunun adresinin tespiti için yazılan yazı ile de zamanaşımı kesilmiş, 29/06/2011 tarihinde icra takibi alacaklı tarafından yenilenmiş olup, en son zamanaşımı kesilme tarihi 15/01/2008 ile belirtilen yenileme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan takip konusu bono, kambiyo senedi niteliğini yitirmiştir. TTK.’nın 644. maddesi uyarınca, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme davasının hamil tarafından keşideciye karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir. Dava konusu bonoların, en son zamanaşımının kesildiği 15/01/2008 tarihinden itibaren üç yıl sonra 15/01/2011 tarihinde zamanaşımına uğramalarından itibaren TTK 644. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içinde 09/01/2012 tarihinde bu dava açıldığından, davalıların zamanaşımı def’i yerinde olmayıp, davanın zamanaşımından reddi doğru olmamıştır. Mahkemenin davalıların mal beyanında bulundukları tarih olan 30/06/2006 tarihinden itibaren üç yıl zamanaşımı süresinin geçirildiği, arada yapılan işlemlerin gereksiz işlemler olduğuna dair gerekçesi, işlemden kaldırılan takip dosyasını 17/09/2007 tarihinde alacaklının yenileme dilekçesi vererek yenilemesi, başka bir ifadeyle İİK’nın 78/5. maddesine göre kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takipte oluşan haciz isteme hakkı üzerine yeniden haciz istemek için yenileme dilekçesi vermesi ve 15/01/2008’de yenileme talebinin davalı borçlulara tebliği için istemde bulunup bir diğer davalı borçlu için de bu istemin tebliği için adres tespiti istemesi icra takip hukukuna uygun ve takibi ilerleten takip muamelesi olup, yapılan bu işlem de üç yıllık zamanaşımı süresini kestiğinden, yerinde değildir. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle dava reddedilmiş ise de, gerekçenin sonunda esastan ret yazılması maddi hataya dayalı olup, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın zamanaşımından reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2013. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.