YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18619
KARAR NO : 2014/2440
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/02/2012 gün ve 2010/273-2012/31 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/09/2013 gün ve 2012/17802-2013/15692 sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/55765 sayılı başvuru ile 43.mal/hizmet sınıfında “… …+… Logosu” ibaresinin tescili başvurusunda bulunduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, oysa markanın kullanılacağı hizmet yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığını, redde dayanak markaların hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, müvekkilin marka üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunu, müvekkili markasının yaygın tanıtımı nedeniyle tanınmış hale geldiğini, “…” sözcüğünün müvekkilinin ticaret unvanının asıl unsuru olduğunu ve bu ibare üzerinde müvekkilinin müktesep hakkı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu ile davalıların redde gerekçe gösterdiği markaların benzemediğini ileri sürerek, … …’nın 12.07.2010 tarih ve 2010-M-2761 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sağlık Hiz. A.Ş. vekili, “…” ibaresinin müvekkili adına 2004 yılında tescil edildiğini ve o tarihten bu yana kesintisiz biçimde kullanıldığını, 1994 yılından bu yana marka adı ile faaliyetini sürdürdüğünü, davacı işletmesinin 2009 yılında faaliyete geçtiğini ve aynı yıl marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkiline ait “…” markasının ilgili sektörde tanınmış bir marka olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı “… …+… Logolu” ibaresini tescil ettirmek istediği, redde dayanak markalar “… M+ŞEKİL”, “…”, “… … GROUP+ŞEKİL”, “… …&… …”, “… …+ŞEKİL”, “… … …”, “… …+ŞEKİL” ibarelerinden meydana geldiği, taraf markalarının aynı olmadığı, davalı markalarındaki esas unsur olan “…” sözcüğü dilimize … geçtiği ve “erkek, yiğitler, mertler” anlamına geldiği, davacı marka başvurusundaki “…” sözcüğünün ise davacının ülkesi … “…, …” anlamına geldiği belirtilmiş ise de, bu sözcüğün ülkemiz tüketici algısında bu anlamda bilinmediği, dolayısıyla her iki sözcüğün aynı anlama geldiği şeklinde algılanmayacağı, davacı marka başvurusunun özgün bir marka olduğu ve kullanılacağı hizmet yönünden redde mesnet markalara benzemediği, tescil edilmek istenen sınıflar açısından tüketici kitlesinin daha özenli olduğu, bu nedenle karıştırılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, … …’nun 12.07.2010 tarih ve 2010-M-2761 sayılı kararının iptaline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı …’den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 13/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.