YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/206
KARAR NO : 2013/11867
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2010/131-2012/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fona devredilen İmar Bankası sahiplerine ait Princes adlı yatın yurt dışından Türkiye’ye getirilmesi için kaptanlık hizmeti verdiğini, bu hizmete karşılık kesilen faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile arasında sözleşme bulunmadığı gibi borcu da bulunmadığını, amme borçlularının teknelerinin bulunması, yakalanması, satış mahalline getirilmesi, ihale sonrası alıcılarına temiz sicil olarak teslimi konusunda dava dışı Levent Yatçılık Tur. Tic. A.Ş. ile sözleşme imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan Levent Yatçılık Tur. Tic. A.Ş. vekili, davacının müvekkilinin çalışanı olmadığını, davalı ile 11.05.2005 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, hizmet sözleşmesinin düzenlenmesinden önce hazırlık devresi içinde davalı kurumun isteği üzerine müvekkili şirket yetkilisi … tarafından davacıya 2 adet dekont ile toplam 10.656,25 YTL ödeme yapıldığını, ihbarı kabul etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, … adlı şahsa iki ayrı işlemle yapılan ödemenin davacının işletme defterinde ödeme tarihi itibariyle bir gelir kaydının söz konusu olmadığı, davacının tek gelir kaydının dava konusu fatura olduğu ve davacının bu miktar üzerinden alacaklı olduğu yönünde yemin ifa ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından icra dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont (yasal faiz) uygulanmasına, davacının icra inkâr tazminatına yönelik isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında yer alan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Fon, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140/1. maddesi uyarınca her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca karar verilmesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hüküm fıkrasının 6. bendi yer alan “Alınması gereken 420,60 TL harçtan peşin alınan 95,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 325,00 TL ilam harcının davalıdan alınmasına, Hazineye gelir kaydedilmesine” cümlesinin çıkarılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.