YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2095
KARAR NO : 2013/19693
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/65-2012/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankanın …Şubesi müşterisi olduğunu, banka müdürünün banka hesaplarında bulunan yüklü miktarda parayı zimmete geçirdiğinin ortaya çıkması üzerine kendi hesap hareketlerini inceleyen müvekkilinin, 01/11/2007 tarihinde hesabından para çekildiğini öğrendiğini, ancak bankanın başvuruya rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 25.000,00 TL’lik krediyi kullandığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; banka şube müdürünün yaptığı bazı usulsüzlükler ile bankada hesabı bulunan kişilere ait paraları …’in hesaplarına aktardığı, banka müdürünün müşterilerde yarattığı güven sonucu bu işlemi birden fazla kez tekrarladığı, bunun müfettiş raporu ve hazırlık soruşturması ile ağır ceza mahkemesinde görülen dava dosyası kapsamından anlaşıldığı, 25.000,00 TL’lik paranın çekildiğine dair davacının imzası alınsa da … tarafından kullanıldığı iddia edilen kredinin …’e kullandırıldığının, banka müdürü Burak Bozdağ ve parayı kullanan … tarafından kabul edildiği, davalı banka ile ticari ilişkide bulunan davacının bankaya kredi borcunu taksit ile ödemeyi teklif etmesinin, 2 krediye ait faizi birlikte ödemesinin ve bankaya ipotek vermesinin bu 25.000,00 TL’lik krediyi kendisini çektiğini kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, icra takibine uğramak korkusunda olan her kişinin bankaya taksit ile ödeme teklif edebileceği, daha sonradan hesaplarında yaptığı kontrol sonucunda kullanmadığı bir krediyi tespit etmesi üzerine bu yönde dava açmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava konusu kredinin de içinde bulunduğu birçok kredide yapılan usulsüzlükler nedeniyle dava dışı banka müdürü hakkında kamu davası açılmış olup, bu davada davacı banka da müşteki olarak yer almaktadır. Halen derdest olduğu anlaşılan kamu davası sonucunda kurulacak hüküm, maddi vakıanın tespiti açısından hukuk hakimini bağlayacaktır. Bu itibarla ceza mahkemesindeki yargılamanın akıbetinin araştırılması ve gerekirse bekletici mesele yapılması gerekir.
Mahkemece bu husus nazara alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.