YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2151
KARAR NO : 2013/19879
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2011/393-2012/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2519 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin takip konusu edilen kredi kartı ile hiçbir ilgisinin olmadığı gibi kredi kartı başvurusu yapmadığını, Asya Finansbank …Şubesi’ne kredi başvurusu yapmak için gittiğinde takipten haberdar olduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bütün kredi başvurularının bu takip nedeniyle kabul edilmediğini, yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2519 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu alacak nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğini, davalı banka tarafından müvekkiline hala borçlu olduğuna ilişkin mesajlar geldiğini ileri sürerek, 8.000,00 TL manevi tazminat ve 2000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya usulüne uygun biçimde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış, yazılı savunma yapmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının 29/07/2006 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 5218242594281011 numaralı kredi kartı sebebiyle davalıya borçlu olmadığı halde icra takiplerine maruz kaldığı, ticari faaliyetlerinde zarar gördüğü iddiası ile manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı bankanın davacıya ait hüviyet bilgileri ile kredi kartı sözleşmesi yaptığı, sahtecilik sebebiyle davacının zarar gördüğü, davalının yaptığı işlemlerde hak arama hürriyeti sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı Banka’nın eylemi nedeniyle davacının manevi zararı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı Banka tarafından davacının müracaatı olmamasına rağmen davacı adına kredi kartı düzenlenerek 3. bir kişiye teslim edilmiş olması nedeniyle, bu kredi kartının borcundan dolayı davalı tarafından davacıya icra takibi yapılmış, davacı bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Banka, kredi kartı verdiği kişinin kimliğini gereği gibi kontrol etmeksizin 3. bir kişiye kredi kartının verilmesiyle davacının zarara uğramasına yol açmıştır. Güven kurumu olan bankalar 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumlu olup sorumsuzluk şartı batıl olduğundan mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.