YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2223
KARAR NO : 2013/19539
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/11/2012 tarih ve 2011/596-2012/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17,220 TL’nin altında bulunduğundan HUMK.’nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 3.250 TL tutarındaki mevduatını 14.12.1999 tarihinde davalı bankaya yatırdığını, şube müdür ile ilgili personelin mevduatını … Off Shore Ltd’de değerlendirilmesi yönündeki yönlendirme ve iknaları sonucunda Yurt Bank A.Ş nezdindeki mevduatın aynı banka nezdinde bulunan Off-Shore Bank hesaplarına aktarıldığını, Yurt Bank A.Ş, Ali Avni Balkaner ve diğer sanıklar ile ilgili düzenlenen iddianamede ve İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.10.2006 tarihinde kesinleşmiş ilamında bu paraların yurt dışına çıkarılmayıp tamamının Yurt Bank nezdinde değerlendirildiğinin açıkça ifade edildiğini, davalı bankanın yarattığı haksız uygulamanın sonuçlarına katlanması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 3.250,00 TL’nın hesabın açıldığı 14.12.1999 tarihinden vade bitimine kadar yıllık %84 ve 02.02.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Karar Madde 2. gereği yıllık %84 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve borcu üstlenen TMSF vekili, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için off shore hesabını seçtiği ve verdiği talimata uygun olarak banka tarafından havale işlemi yapıldığını, davacının devlet güvencesi olmayan yatırımı sebebiyle ulaşamadığı alacağını dava açarak elde etmeye çalıştığını, müvekkili banka ile hesabın açıldığı … Off Shore Bank Ltd.’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu ve ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın Denizli Şubesine 14.12.1999 tarihinde 3.250 TL yatırdığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından Ali Balkaner grubuna ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, davacının alacağını …Security Off Shore Ltd. adlı bankadan tahsil edemediği, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki tanımının havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, …A.Ş. yönetiminin …Security Off Shore Ltd. aldı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak eş deyişle haksız fiil işlemek suretiyle davacının zararına sebep olduğu, haksız fiile dayalı olarak oluşan 3.250 TL tutarındaki davacı zararının davacının parasını davalı bankaya yatırdığı 14.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 hükmü gereğince yürütülecek faizi ile birlikte davalı banka tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.250 TL’nın 14.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince TCMB 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranları ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı …Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 321’nci maddelerinden kaynaklanması ve davacının parasını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı … ve borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, borcu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı …Ş. ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve borcu üstlenen TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davalıya bakiye harç yükleyen 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı …Ş ve borcu üstlenen TMSF harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından dava açılırken peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 56,90 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine davacı tarafından yatırılan harçları da kapsayan yargılama giderlerine ilişkin 4 numaralı bendin de hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davacı tarafından yapılan posta pulu ve bilirkişi ücreti toplamı olan 812 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle kararın davalılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildil