Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2365 E. 2013/19958 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2365
KARAR NO : 2013/19958
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2012 tarih ve 2011/29-2012/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18, 24 ve 25. sınıflar için yaptığı Z şekil marka başvurusunun 24 ve 25. sınıfta yer alan emtialar bakımından hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, müvekkili ile merkez-şube ilişkisi içinde olan … adına 89/006030 nolu Z şekil markasının tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin yaptığı 2009/54075 nolu Z and Co şekil marka başvurusunun 18, 24 ve 25. sınıftaki emtialar için kabul edildiğini, redde gerekçe markalar ile başvuru konusu markanın benzer olmadığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili; davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; markaların benzer olduğunu, davacı markasının müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, tescilli diğer “Z” ibareli markaların işbu dava ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunu, davacı markasının tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanması sonucunu doğuracağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalının 182864 ve 2002/14355 nolu markalarının benzer olduğu, diğer markaların ise benzer olmadığı, davalının benzer olan markalarının ilgili olduğu emtialar ile davacı marka başvurusundan çıkartılan emtiaların aynı veya benzer olduğu, dolayısıyla bu emtialar bakımından aralarında KHK m. 8/I-b anlamında iltibas bulunduğu, tüzel kişiliği farklı olan bir kişiye ait markanın davacıya herhangi bir hak bahşetmediği, her bir markanın diğerinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiği ve davacının tescil ettirdiği diğer markaların kazanılmış hak bahşetmediği sürece bu başvuru bakımından bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye mazeret bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele tebligat çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur. Bu durumda, davacı vekili son celsede savunma yapma imkanı bulamamış ve hukuki dinlenilme hakkını kullanamamış olduğundan, savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.