YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2641
KARAR NO : 2013/12003
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 tarih ve … sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı … Dekorasyon Yapı Malzemesi Ltd. Şti.’in borcuna karşılık verilen 25.12.1998 vade tarihli 4.500 TL bedelli teminat senedinin borçlusu olduğunu, davalının senet bedelini ödemediğini ileri sürerek 4.500 TL’nin 25.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline ve borçlunun 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkemece, davacı banka ile dava dışı … Dekorasyon Yapım Malzemeleri Ltd. Şti. arasında 23.03.1998 tarihi ile 1.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme limiti en son 01.04.1998 tarihinde yapılan artırım ile 6.500 TL’ye yükseltildiği, dava dışı … ve …’un sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava konusu emre muharrer senetin kredi borçlusu … Dekorasyon Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olduğu, söz konusu firma tarafından “… … Bankası Emrine Ödeyiniz bedeli tahsildedir” şerhi ile davacı bankaya ciro edildiği, davacı bankanın alacağını 25.12.1998 vadeli ve 4.500 TL bedelli emre muharrer senede dayandırdığı, senet vadesi olan 25.12.1998 tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı ve gerekse TTK’nın 661. maddesinde öngörülen 1 ve 3 yıllık zaman aşımı sürelerinin geçtiği ve davacı alacağı zamanaşımına uğramış ise de; davalı tarafından herhangi bir zamanaşımı def’inin ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 4.500 TL alacağın 27.12.1998 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, davalı şirketin adresinin tespit edilemediği gerekçesi ile ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Her ne kadar mahkemece, davalının adresinin tespiti amacıyla, …ve … Ticaret Sicil Müdürlükleri’ne müzekkere yazılmış ise de, davaya konu bonoda şirketin vergi numarası bulunduğu halde, bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca temyiz dilekçesi ve ekinden de davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde sicile kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Anayasa’nın 36’ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 27’inci maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Bu itibarla, davalıya savunma hakkı tanınmadan hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.