Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2652 E. 2013/20307 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2652
KARAR NO : 2013/20307
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.03.2012 tarih ve 2011/76-2012/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 07.05.1993 tarihli acentelik sözleşmesinin, davalı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle 11.10.2000 tarihinde müvekkilince feshedildiğini, diğer davalıların da sözleşmenin kefili olduklarını, yapılan incelemede davalının 12.218,17 TL borcu olduğunun belirlendiğini, bu miktarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 12.128,17 TL üzerinden devamına, 4.851,26 YTL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.01.2009 gün ve 2007/6153-819 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna ve uyuşmazlığa konu çoklu araç indirimi ile hasarsızlık indirimi uygulanmış olan poliçelere göre, davacı şirketin somutlaşan zararının 12.128,27 TL bulunduğu, ancak bu zarara davacı yanın denetim görevini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle kendi tutum ve davranışının da neden olduğundan, tespit olunan zarar tutarında %50 oranında indirim yapılmasının gerektiği, bozma ilamının haksız fiile yollama yapması ve zarar miktarının yargılama sonucunda belirlenmesi karşısında, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 3 İcra Müdürlüğü 2000/24180 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 6.064,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına aynı zamanda asıl alacak olan bu meblağı takipten itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı istemi ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinin feshinin ardından belirlenen borcun tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin mahkemece de uyulmasına karar verilen 27.01.2009 tarihli bozma ilamında, davalının indirim yapmaması gerekirken hangi poliçelerde usulsüz indirim uygulamış olduğunun tespiti ile, davacının somut zararının olup olmadığının ve bir zararı varsa miktarının belirlenmesi; bu belirleme sonrasında, davacı tarafın tenzilatlı poliçeler kendisine ulaşmasına rağmen suskun kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde zarar belirlenmiş ancak, davacı … şirketince davaya konu poliçeler kendisine ulaşmasına rağmen suskun kalındığı gerekçesiyle tarafların müterafık kusurlu olduğu kabul edilerek yazlı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafça davalı acentesine gönderilen genelgeler ile poliçelerde yapılan indirimlerin belgelendirilmemesi halinde poliçelerin kayıtlara tenzilatsız girileceği ve davalı tarafın sorumlu olacağının belirtilmiş olmasına rağmen; davalı acentenin tenzilatlı poliçe düzenlemesine davacı … şirketince ses çıkarılmayarak bu konuda davalı tarafın uyarılmaması ve tenzilatlı poliçeler teslim alınmasına rağmen suskun kalınması, 11.10.2000 tarihinde Acentelik Sözleşmesinin feshi sırasında da bu hususun fesih sebebi olarak gösterilmemiş olması dikkate alındığında, davalı tarafın çoklu araç indirimi ile hasarsızlık indirimi uygulanmış poliçe düzenlemesinin davacı tarafça benimsendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, tarafların müterafık kusurlu olduğu kabulü edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.