Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2657 E. 2013/20165 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2657
KARAR NO : 2013/20165
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2011/58-2012/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Danimarka’dan ithal ettiği malların davalı Öz Gemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin antreposunda 13/10/2007 tarihinde meydana gelen sel hasarı nedeniyle zarar gördüğünü, dava konusu malların bedelinin 18.989,00 Euro olduğunu ileri sürerek, 18.989,00 Euro mal bedeli ve 3.745,00 Euro kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 22.734,00 Euro’nun olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, antrepoda hasar gören malların olay tarihinden kısa bir süre önce imha edilmesine karar verildiğini, yangın sigortası genel şartları uyarınca, öncelikle nakliyat poliçesi düzenleyen sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, maddi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca hasar tazminatı belirlenirken sigorta bedelinin %2’si oranında tenzil-i muafiyet indiriminin uygulanmasının zorunlu olduğunu, poliçede kar kaybı için bir teminat verilmediğini, diğer davalı antrepocu tarafından davacıya ait zararın giderildiği iddiasıyla tüm üçüncü şahıs zararlarının toplamı için müvekkili aleyhine takip yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Özgemlik Zeytincilik Öz Gemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Ltd. Şti. vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin meydana gelen zararda her hangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait emtiaların antrepoda bulunduğu 13/10/2007 tarihinde meydana gelen yağışlar nedeniyle antreponun su altında kaldığı, emtiaların zarar gördüğü, zararın teminat kapsamında olduğu, toplam hasar miktarının 18.725,00 Euro olarak tespit edildiği, 857,49 Euro muafiyet bedelinin tenzili yapıldığında, davacının 17.867,51 Euro tazminatı sigorta şirketinden isteyebileceği, kar kaybı ve navlun bedelinin poliçede teminat kapsamında olmadığından davacının bu taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı … şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı Özgemlik Zeytincilik…Ltd. Şti. hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı … şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, alacak istemine ilişkin olarak açılmış olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacı ile davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. arasında bir sigorta akdi bulunmamaktadır. İş yeri ile ilgili mal sigortası kapsamında bulunan “İş Yeri Sigorta Poliçesi” davalı …Ş. ile antrepo sahibi olan diğer davalı arasında yapılmış olup poliçenin lehtarı da davalı Özgemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.dir. Dairemizin 20.06.2013 tarih 2012/8930 Esas – 2013/13337 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, poliçenin lehtarı davalı Özgemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti olduğundan ve ortada bir sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından davalı taraflar arasındaki mal sigorta poliçesine dayalı olarak davacının davalı … şirketi aleyhine dava açması mümkün değildir.
Diğer taraftan davacının ancak davalı Özgemlik Zeytincilik ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’den alacağı bir temlik beyanına dayalı olarak davalı … şirketi aleyhine dava açması mümkün ise de, ortada 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 162. ve devamı maddeleri uyarınca düzenlenmiş geçerli bir temlik sözleşmesi de bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının davalı … şirketi aleyhine açılan dava bakımından aktif husumeti bulunmadığından davalı … şirketi hakkındaki davanın kabulü doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı …Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı …Ş. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …Ş.’ye iadesine, 11/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.