Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2833 E. 2013/18125 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2833
KARAR NO : 2013/18125
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2012 tarih ve 2011/705-2012/550 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de Yimpaş Verwaltungs GmbH şirketine ait makbuz karşılığında para alındığını, yabancı şirketin Türkiye’de kurulu olan davalı şirketlerin ortağı olduğunu ve doğrudan bu şirketlerin kontrolü altında bulunduğunu, yabancı şirkete ait makbuzlarla toplanan paraların Türkiye’deki şirketlere aktarıldığını, yönetim kurulu başkanları dahi aynı olan bu şirketler arasında organik bağ olduğunu, MÖHUK’un 40. maddesi uyarınca Türk Mahkemesinin milletlerarası yetkiye sahip bulunduğunu, ayrıca söz konusu eylem haksız fiil niteliğinde olduğundan olaya anılan Kanunun 34. maddesi uyarınca Alman Hukukunun uygulanmasının gerektiğini, davalıların faaliyetlerinin Alman Borçlar ve Ceza Kanunları’na aykırılık teşkil ettiğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gözetildiğinde davalı şirketlerin sorumluluklarına gidilebileceğini, ayrıca davalı yönetim kurulu başkanının da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 37.960,33 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortağı olmadığını, davacının yurtdışında bulunan şirkete ortak olduğunu belirtmesi karşısında Türk Mahkemesinin yargı yetkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının iddialarının değerlendirilmesi için davalı şirketlerin kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiği gözetilerek bu yönde ara karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı, bu haliyle davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.