YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2844
KARAR NO : 2013/19555
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2012 tarih ve 2012/132-2012/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinin 19.12.2007 tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının ortağı ve yetkili müdürü olduğu Sedat Manifatura Teks. San. ve Tic. Ltd. Şirketine kiraya verildiğini, bakiye 30.950,00 TL’nin ödenmediğini, ödenmeyen kira alacağının borçlu şirket ve şirket müdürlerinden …’ndan tahsili için Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/25934 esas sayılı dosyasında başlatılan takibin kesinleştiğini, ancak şirketin gayri faal olup, ticari faaliyetine son verdiği, şirket mal varlığının bilinmeyen yerlere kaçırıldığı, borçlular adına kayıtlı araç, taşınmaz ve diğer hak ve alacaklarının bulunmadığı böylelikle şirket borcunun tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, davalı … ile borçlu …’nun şirketin ortakları ve her ikisinin de şirketin müdürü olduklarını, davalıların borçlu şirketi kötü ve kusurlu yönetimleri ve basiretsiz davranmaları nedeniyle şirket borçlarını ödeyemez konuma getirdiklerini ileri sürerek TTK’nın 556 maddesinin yollaması ile 336/5 maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin ödenmeyen kira parası 30.950,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin borçlu şirketin %15 ortağı olduğunu, şirketin ekonomik kriz nedeniyle ticari yaşamının devamını sağlayamaz duruma geldiğini, limited şirketin sermaye ortaklığı olması nedeniyle ortaklarının sorumluluğunun taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olduğunu, sermaye borcunu ödeyen ortakların şirkete ve şirket alacaklarına karşılık herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalıların Sedat Manifatura Ltd. Şti.’nin iki ortağı ve müdürü olduğu, davacı alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmadığı, davalı şirket müdürlerinin kişisel sorumluluğuna hükmedilebilmesi için davacı alacağının doğduğu tarihlerde şirket kasa mevcudunun alacağı ödemeye uygun olması gerektiği, davacı alacağının dayanağı bononun düzenlendiği 01.03.2009 ve takip tarihi olan 25.11.2010 itibari ile borçlu şirketin kasa mevcudunun ve öz sermayesinin takip konusu alacağı karşılamaya uygun olmadığı gerekçesiyle esas ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Sedat Manifatura Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti alacaklısı davacının şirket müdürlerine karşı açtığı sorumluluk davası olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile esas ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı alacaklı dava dilekçesinde davalı müdürlerin şirketi kötü yönetmeleri nedeniyle dava dışı şirketin kendisine olan borcunu ödeyemediği iddiasında bulunmuş olup, alacaklı davacı bakımından bu türden bir zarar dolaylı zarar niteliğindedir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 309. ve 336. maddeleri gereğince bu tür davaların alacaklı adına açılabilmesi için alacaklının doğrudan zararın olması gerekmektedir. Davacının bir doğrudan zarar iddiasının olmaması, dolaylı zarar alacağının ise davacı alacaklı adına tahsili talebinin mümkün olmadığı gerekçesiyle esas ve birleşen davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile borcun doğduğu tarih itibariyle kasa mevcudunun ve şirket öz sermayesinin borcu karşılamaya uygun olmadığı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, davalar reddedilmiş olmakla, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan anılan hususun neticeye müessir bulunmadığı anlaşılmış, sonucu itibariyle doğru kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.