Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3073 E. 2013/5482 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3073
KARAR NO : 2013/5482
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.02.2013 tarih ve 2012/292-2012/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacının; şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek müvekkilinin şirket müdürlüğünden azlini, temsil yetkisinin kısıtlanmasının ve şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep ettiğini, mahkemece satıldığı ileri sürülen araçlarının tescil kayıtları istenmeden, şirket kayıtları getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, salt davacının soyut iddialarına itibar edilerek tedbiren şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verildiğini, oysa müvekkilinin yıllardır müdürlük görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini, sermayeyi azaltacak bir işlem yapılmadığını, şirketin pirim ve vergi borcu bulunmayıp, kâr durumda olduğunu, iddia olunanın aksine şirketin sadece bir aracının, o da sık sık arızalandığından ve masrafa yol açtığından satıldığını, parasının da şirket kayıtlarına intikal ettirildiğini, kayyım atanmasını getirtirecek haklı bir neden bulunmadığını, kaldı ki husumetin şirkete de yöneltimesi gerektiğini ileri sürerek, kayyım atanmasına ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili, tarafların karı koca olup, müvekkilince boşanma davası açıldıktan sonra davalının önce şahsi mallarını …. kişilere muvazaalı olarak devrettiğini, bilahare gerekmediği halde şirkete ait bir aracı sattığını, şirketi ve ortağı zarara uğratacak işlemler yaptığını, kayyımı atanması kararının sonuçta bir tedbir kararı olup, bilirkişi incelemesi yapılması gerek bulunmadığını, şirkete husumet yöneltilmesinin de gerekmediğini belirterek itirazın reddine, kayyım atanması kararı kaldırılacak ise temsil yetkisinin taraflarca birlikte kullanılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tarafların dava dışı şirkette 1/… oranında ortak oldukları, şirketi temsil yetkisinin münferiden davalıda bulunduğu, taraflar arasındaki boşanma davasının derdest olduğu, işbu dava ve taraflar arasındaki diğer davalar nazara alındığında her iki ortağın müşterek imza ile şirketi temsil etmelerinin uygun olduğu gerekçesiyle, kayyım atanmasına dair kararın kaldırılmasına, şirketin tedbiren tarafların müşterek imzaları ile temsil edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (…) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Dava, davalının müdürlük yetkilerinin kaldırılması, şirket araçlarının satışı ve şirketin banka hesaplarında para transferleri konusunda davalı tarafından yapılan işlemlerin butlanla batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebi kabul olunarak şirkete temsil kayyımı atanmış, davalının itirazı üzerine kayyım atama kararı kaldırılıp, bu kere tedbiren şirketin tarafların müşterek imzaları ile temsil edilmesine karar verilmiştir.
Ancak, tarafların dava dışı … San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin %50 hisselerle ortağı bulundukları, şirketi temsil yetkisinin davalıya ait olduğu, davacının davalı aleyhine açtığı boşanma davasının ise derdest olduğu anlaşılmaktadır. İş bu dava ve boşanma davası nedeniyle ile taraflar arasındaki ihtilaf bulunmakta olup, mevcut durumda verilen tedbir kararı şirketi işlemez hale getirecektir. Bu itibarla, şirket işlerinin aksamasına yol açacak şekilde tedbir kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının Reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.