Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3092 E. 2013/19517 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3092
KARAR NO : 2013/19517
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2011/12-2012/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan Vakıflarbankası, …, …, … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arkadaşı olan davalı …’in müvekkiline yurtdışından gelecek parayı alıp kaçmayı tasarladığını ve müvekkilinin birçok özel bilgisini bildiği için müvekkiliymiş gibi müvekkilinin kaybettiğini düşündüğü nüfus cüzdanı ile önce davalı banka şubesinde müvekkili adına hesap açtırdığını, kendisini müvekkili olarak tanıtıp davalı banka ve çalışanlarının özensizliği nedeni ile bu hesabı açtırdığını, müvekkiline ait 34.500 USD’nin müvekkilinin haberi olmadan bu hesaba getirtildiğini ve 2 defada çekildiğini, yurtdışından gelen paranın ödemesi yapılırken dahi kimlikteki fotoğraf ile parayı çeken şahıs arasında bir mukayese yapmayan davalı banka görevlilerinin sorumlu olduğunu, davalı … ile müvekkilinin en ufak bir benzerliği bulunmadığını, bankanın kusursuz sorumluluğu, diğer davalıların ise ağır kusurları bulunduğunu, ileri sürerek 34.500 USD’nin ihtar tarihinden itibaren dövize uygulanan ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı banka, …, … ve … vekili, banka personelinin döviz tevdiat hesabının açılmasında ve havalenin ödenmesinde gerekli özeni gösterdiğini, olayın meydana gelmesinde davacının ağır kusurlu olduğunu, zira nüfus cüzdanını, havale tutarını vs. bilgilerini diğer davalı …’e verdiğini kabul ettiğini, havaleyi gönderecek olan yabancı şirket ile görüşmeleri yapan diğer davalı … olduğunu, 06.03.2003 tarihinde kendisini … olarak tanıtan şahsın hesap açtırdığını, ibraz ettiği nüfus cüzdanının gerçek olduğunu, hesap kartonuna imzası, adresi ve telefonu alınarak hesabın açıldığını, bilahare 28.03.2003 tarihinde bu hesaba İngiltere’den yabancı bir şirketten 34.500 USD tutarında havale geldiğini, hesabı açtıran …’ün bankaya müracaat ederek 31.03.2003 ve 02.04.2003 tarihinde parayı çektiğini, bankaya gelen şahıs ile davacıya ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafın birbiriyle uygunluk gösterdiğini, davacının kimliğini kaybettiğine dair 16.03.2003 tarihinde tutanak tutturduğunu, ancak buna rağmen hiçbir önlem almadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı …’e tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tediye fiişleri ve hesap kartonundaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, dosya kanıtlarına göre çekilen para yönünden çekildiği tarih ve miktar itibariyle bankanın bir uzmanın görüşüne başvurması, basiretli bir tacir gibi davranması gerekmekte iken en basit önlemlere başvurmadığı, objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığı, davacı yan ise bizzat açıklanan dava dilekçesindeki anlatımlara göre … ile yakın arkadaş olup nüfus cüzdanı ve havale tutarları gibi bilgileri bizzat davalıya verdiğinden ve kaybolan nüfus cüzdanına ilişkin bankaya bir uyarı yapmadığından oluşan zararda tarafların ortak kusurlu oldukları, tarafların oluşan zarara bağlı 1/2 oranında kusurlu oldukları, gerekçesi ile davanın davalı … yönünden atiye bırakılması nedeniyle, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, takdir edilen 17.250 USD’nin 19.04.2003’ten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişen faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı banka, …, …, … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılardan Vakıflarbankası, …, …, … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalılardan Vakıflarbankası, …, …, … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.763,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar Vakıflarbankası, …, …, …’dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 301,10 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.