Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3147 E. 2013/19787 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3147
KARAR NO : 2013/19787
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2007/225-2012/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 06.08.1993 tarihinde vefat eden sigortalı … ‘ın 21.08.1993-18.11.2002 tarihleri arası maaşlarının toplamı olan 7.749,25 TL’nin hesabından haksız yere oğlu … tarafından çekildiğinin tespit edildiğini, davalının, müvekkili ile davalının devraldığı T.Emlak Kredi Bankası arasında imzalanan 19.11.1984 tarihli protokolün 7. maddesi ve yine müvekkili ile davalı arasında akdedilen 16.11.2000 tarihli protokolün 4’üncü maddesinin 13. fıkrasında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kurumun zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava açılmadan önce … mirasçısı …’tan yapmış oldukları 5.000,00 YTL tutarında tahsilattan sonra asıl alacaktan kalan 2.749,25 YTL, tahsil edilen ve edilmeyen asıl alacaklara kademeli olarak tahsil tarihi ile 31.05.2007 tarihine kadar hesaplanan işleyen yasal faiz olan 14.675,78 YTL ile asıl alacak olan 2.749,25 YTL’ ye, 31.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin ve 13,50 YTL posta masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının ölümünün müvekkili banka şubesine davacı kurum tarafından geç bildirildiğini, böylece davacı kurumun İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.11.1994 tarih, 22 sayılı Genelgesi uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek, ölen kişinin hesabına aylık göndermeye devam ettiğini, bu nedenle olayda davacı kurumun kusurunun bulunduğunu, paraları çeken dava dışı …’ın, vekaletname ibraz ederek paraları çektiğini, ATM kartını teslim aldığını, ilgili dönemlerde belirtilen prosedürü yerine getirerek gerekli belgeleri müvekkili banka şubesine verdiğini kabul ve beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının öldüğü tarihten, dava tarihine kadar dava dışı … tarafından 7.749,25 TL çekildiği, dava dışı …’ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu’nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan mahsup edildiği, geriye 2.749,02 TL asıl alacak ile 18.690,85 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin infaz sırasında hesaba dahil edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK’nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, dava sırasında dava dışı mirasçı tarafından ana para davacı kuruma ödendiğine göre, davanın bu miktar bakımından konusuz kaldığı hususu nazara alınmadan bu tutarın infazda nazara alınacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Diğer taraftan mahkemece karar altına alınan faiz, birikmiş temerrüd faizi niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK’nın 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
5- Ayrıca, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerekirken bu tutara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.