YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3369
KARAR NO : 2013/19739
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2011/410-2012/595 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi … Kılıç’ın 28/09/2007 tarihinde vefat ettiğini ve müvekkilinden başka varisi bulunmadığı, vefatından sonra davalı bankanın … Şubesi’ne ait dört adet vadeli mevduat hesabı olduğuna dair hesap cüzdanı bulunduğunu, hesap cüzdanı bilgilerine göre 1.000.000 TL miktarlı 4 ayrı hesabın 25.10.1988 tarihinde bir yıl vadeli açıldığını, davalı banka ve Merkez Bankası kayıtlarında böyle bir hesaba rastlanılmadığı ve zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiş olabileceği yönünde cevaplar verildiğini, hak sahibine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin banka nezdindeki alacağının 26.10.1988 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar işleyecek en az % 85 faiz oranı ile bu tarihten dava tarihine ve izleyen tarihlerde bankaların TL’sına uyguladıkları en yüksek faiz oranları dikkate alınarak tespit edilecek asıl alacak miktarının şimdilik 10.000,00 TL’sinin tahsilini istemiş, yargılama sırasında talebini 26.437,72 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacı murisinin dava konsu hesaptan başka müvekkili banka nezdinde 2 adet daha hesabının bulunduğunu ve bu hesapların muris tarafından kapatıldığını, bu nedenle dava konusu hesapların unutulduğunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, murisin dava konusu hesapları, hesap cüzdanı olmadan kimliğini ibraz etmek suretiyle, kapattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının murisi … ‘ın davalı bankada açılış tarihleri 26/10/1988 olan 4 farklı hesabının bulunduğu, Bankalar Yasası’nın 10/3 maddesi uyarınca davacının mevduat hesabındaki parayı talep etme hakkının sınırlanamayacağı, davalı bankanın, hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karşı borçlu olup, bunu kanun ve sözleşme hükümlerine göre geri ödemekle yükümlü olduğu, yasa hükümleri gereğince bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğramasının bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlı bulunduğu, sahipleri hakkında bu yönde bir uygulama yapılmadan banka nezdindeki hak ve alacakların kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağı, davaya konu edilen mevduatın ödediğini iddia eden bankanın iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.437,72 TL nin 10.000 TL sine 22.09.2008 tarihinden,16.437,72.TL sine ise 15.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacı alacağın, bankaların Türk Lirasına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile tahsilini talep etmek suretiyle, yasal faizi aşan miktarda temerrüt faizi talebinde bulunduğuna ve uyuşmazlığın da 6762 Sayılı TTK’ nın 4. maddesinde düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmasına göre mahkemece avans faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün (1) nolu bendinde yer alan “yasal” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “avans” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcının ve 1.806,00 TL başvuru ilam harcının davalı Halk Bankası A.Ş.’den alınmasına, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.