Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3481 E. 2013/19157 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3481
KARAR NO : 2013/19157
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/417-2012/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sebze meyve komisyonculuğu yapan davalıya limon sattığını, 90.000 TL bedelli ürünün 40.000 TL’nin davalı tarafından nakit olarak ödendiğini, bakiye 50.000 TL için ise müvekkiline 25.000 TL bedelli iki adet çek verdiğini, 25.12.2006 keşide tarihli çek karşılıksız çıkınca davalının ekonomik sıkıntı içinde olduğunu bildirerek müvekkiline daha uzun vadeli bir çek verme teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin bu teklifi kabul etmesi üzerine söz konusu çeki alıp karşılığında müvekkilini yanıltmak suretiyle 2.500 TL bedelli bir çek verdiğini, 22.500 TL borcun davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hileli yollarla 2.500 TL bedelli çek keşide etmediğini, söz konusu 25.000 TL bedelli çekten kaynaklanan borcun 22.500 TL’nin müvekkilince davacıya elden ödendiğini, bakiye kısım için de 2.500 TL bedelli çekin verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yenilendiği iddia olunan çekin davalı elinde olması çek bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğinden aksinin hile iddiasını ileri süren davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, halbuki davacı tarafından tanık beyanları dışında hile iddiasını somut olarak kanıtlayan başka bir delilin sunulmadığı, davacıya yemin deliline dayanma hakkının hatırlatıldığı, davacının ise bu delile dayanmayacağını, yemin teklifinde bulunmayacağını beyan ettiği, davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.