Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3702 E. 2013/19563 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3702
KARAR NO : 2013/19563
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2012 tarih ve 2010/118-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … tarafından yazılıp davalı Dernek tarafından yayınlanan kitapta, müvekkili tarafından yazılan “İl Özel İdaresi Mevzuatı” isimli kitaptan izinsiz alıntılar yapıldığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, tecavüzün refini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tarafların aynı mevzuata ve mahkeme kararlarına dayandığını, kaynağı aynı olan konuların birbirine benzemesinin doğal olduğunu, benzediği iddia olunan ifadelerin mevzuatın ilgili maddelerinin aynen alınmasından kaynaklandığını, müvekkilinin davacının kitabından yararlanıldığını eserinde belirttiğini, müvekkilinin davacının kitabından önce 1999 ve 2006 yıllarında yayınlanmış kitaplarının bulunduğunu, bu kitapların da aynı içerikli olması sebebiyle 2007 yılında davacının yayınladığı kitaptan alıntı yapıldığı iddiasının inandırıcı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf kitaplarının ilim eseri sıfatını haiz olduğu, davacının iltibas yapıldığını iddia ettiği davalı eserindeki bir kısım ifadelerin aynı konuyu düzenleyen kanun hükümlerinin değişik ifadelerle aktarımından ibaret bulunduğu, bunların kaynak gösterme zorunluluğunu içermediği, bir kısmının mevzuat hükümlerinin aynen tekrarı olduğu, yine bir kısmının davalının davacı eserinden önce basılmış 2006 baskılı eserinde aynen yer aldığı, bunlar için de kaynak gösterilmesinin gerekmediği, davacı eserindeki “Basit Orantı Yöntemi” başlığı altındaki açıklamalar ve tablodaki rakamların davalı yanca tamamen farklı kullanıldığı, bu tablonun meclisteki üye dağılımının partilerin oy oranlarına göre belirlenmesini gösterdiği ve herhangi bir hususiyet içermediği, basit orantı yönteminin idare hukukunda kimseye bağlanması mümkün olmayan bir teori olduğu, herkes tarafından bilindiği, bunun için de kaynak gösterilmesinin gerekmediği, esasen bu tablonun çok benzerinin davalının 2006 basılı kitabında da yer aldığı, bir kısım yerde örneklerin birbirine benzemesinin konunun her iki kanunda aynı şekilde düzenlenmesinden kaynaklandığı, yine bir kısım davalı kitabındaki ifadelerin davalının önceki basım eserinde de aynen yer aldığı, bunlar için de sonraki tarihli esere atıf yapılmasına gerek bulunmadığı, bir kısım ifadeler yönünden ise benzerliğin bulunmadığını, dolayısıyla bir tecavüzün oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.