Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3805 E. 2013/7264 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3805
KARAR NO : 2013/7264
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….02.2011 tarih ve 2006/385-2011/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından 7.200,00 TL’nin bilgisi dışında üçüncü kişilerin hesabına havale edildiğini, davalının internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ileri sürerek 7.200,00 TL’nin 04.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havalenin davacının parola ve şifre bilgilerini bilen kişilerce yapıldığını, erişim bilgilerinin ele geçirilmesinin müvekkilinin sisteminden kaynaklanmadığını, davacı tarafından da imzalanan sözleşme uyarınca parola ve şifre bilgileri kullanılarak yapılan işlemlerin kendisi tarafından yapılmış sayılacağının kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların kendilerine yatırılan paraları istendiğinde iade etmekle yükümlü oldukları, Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307’inci maddeleri uyarınca ödünç alanın akdin sonunda verilen parayı iadeye mecbur bulunduğu, aynı Yasa’nın 472/1 maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarının saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceği, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, davacıya ait paranın, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen internet dolandırıcılığı işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara havale edilmiş olduğundan bu durumun bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.200,00 TL’nin 07/04/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 384,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.