YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3892
KARAR NO : 2013/19751
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/10/2012 tarih ve 2012/1079-2012/1318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından keşide edilmiş olan çekin dava dısı lehdara kargo yoluyla gönderildiğini ancak kargo şirketinin ilgili şubesinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde çekin çalındığını, çalınan çekin iptali ve ödeme yasağı konulabilmesi için Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2009/515 Esas sayılı davanın açıldığını, davalı banka kayıtlarında çekin çalınmış olarak gözüktüğünü ama buna rağmen davalı tarafından çek bedeli olan 5.320.00 TL ödenerek müvekkilinin zarara uğratıldığını iddia ederek 5.320.00 TL’nin başvuru tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2012 gün ve 2011/5683-11151 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, çekteki imzanın davacıya ait olduğu ve TTK’nın 711/son maddesindeki değişiklikten sonra, çekin keşide edildiği hususlarının çekişmesiz olduğu, ortada sahte veya tahrif edilmiş bir çek bulunmadığından, olayda TTKnın 724. madde hükümlerinin uygulanmasının da sözkonusu olamayacağı, ibraz edilen çeki, yasa gereği ödeme durumunda bulunan davalı bankanın bunu yerine getirmesinden ötürü sorumlu olamayacağı, ayrıca davanın koşulları oluştuğunda çeki bankadan tahsil eden kişiye karşı açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.