Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3959 E. 2013/20365 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3959
KARAR NO : 2013/20365
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/458-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 13.9.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı şirket hissedarlarından dava dışı … ve …’tan hisse devraldıklarını, devrin şirket pay defterine işlenmemesi üzerine denetçi de dahil olmak üzere tüm ilgililere ihtarname gönderildiğini, ancak yine hisse devrinin şirket pay defterine işlenmediğini, ayrıca müvekkillerinin hissedar olduktan sonra davalı şirketin en son genel kurul toplantısını 2004 yılında yaptığını öğrendiklerini, aynı zamanda davalı şirketin hukuki ve maddi olarak ciddi tehlike altında bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını, hisse devirlerinin şirket pay defterine işlenmesini ve 2004 yılından itibaren genel kurul toplantısı yapmayan şirketin yetkilisi de kalmadığından genel kurul toplantısı yapılması hakkında karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların hisselerin bedellerini ödememeleri ve bu hususun hisse devri yaptıkları iddia edilen şirket ortakları tarafından ihtarname ile bildirilmesi nedeniyle ihtilaflı devir işleminin pay defterine kaydedilmediğini, davacıların hisse devrini müvekkili şirkete de bildirmediklerini, pay devrinin geçerli olması için ana sözleşme hükümlerine uygun işlem yapılması gerektiğini, aynı zamanda müvekkili şirketin fiili olarak iştigal konusunda faaliyet gösterdiğini, organlarının yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, pay devri işleminin tarafının payını devreden ile payı devralan olduğu ve davacılar ile payını devredenler arasında düzenlenmiş bulunan hisse devir sözleşmesinde satışı yapılan hisselere istinaden satıcıların tüm hak ve alacaklarını aldıkları beyanında bulunmuş olmalarına göre, davalı şirketçe pay defterine hisse devrinin kaydının yapılmasının gerektiği, paylarını devreden dava dışı … ve …’ün davacılar tarafından hisse bedellerinin ödenmediği yönündeki beyanlarının davalı şirketi bağlayıcı ve pay devrini pay defterine kayıttan imtina edilmesine neden olan bir beyan olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıların, dava dışı ortaklardan aldıkları hisselerin ortaklar pay defterine kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; davacıların, davalı A.Ş.’nin, dava dışı hissedarlarından pay devralmaları nedeniyle, şirkete paydaş olduklarının pay defterine kaydedilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, verilecek karar payı devredenlerin hukuki durumlarını da etkileyeceğinden, onların yokluğunda davanın görülerek sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu itibarla, davacı tarafa, payı devraldıkları hissedarlara karşı dava açıp, açılan davayı bu dava ile birleştirmeleri için mehil verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.