YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4055
KARAR NO : 2013/20668
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.09.2012 tarih ve 2010/850-2012/571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin yurt içi ve yurtdışı kargo taşımacılığı yaptığını, davalı tarafın talepleri üzerine verilen muhtelif kargo hizmetleri neticesinde müvekkili şirketin davalı-borçludan fatura karşılığı 1.016,34 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsil edilememesi üzerine davalı hakkında icra takibine geçildiğini ancak davalının haksız olarak borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkili şirketin bayilerine tanıtım amacıyla yurdışından sipariş ettiği ürünün taşınması işinin davacı tarafından üstlenildiğini, icra takibine konu faturanın da bu ürünün taşıma ücretine ilişkin olduğunu, ürünün müvekkilinin eline ulaşmadığından tanıtımı yapılamadığını, müvekkili şirketin davacı/karşı davalı şirketten teklif istediğini ve yapılan telefon görüşmelerinde malın gümrüğe tabi olmayacağının bildirildiğini, bu beyan üzerine müvekkili şirketin, satıcı dava dışı şirkete numune ürünün siparişini verdiğini, sipariş verildikten sonra davacı şirketin, daha önce müvekkil şirkete bu yönde bir bilgi verilmemiş olmasına rağmen, taşınacak ürüne manyetik test yapılması gerektiğini ve bunun müvekkili şirkete ekstra maliyetinin 70 Euro olduğunu bildirdiğini, ancak hatanın kendilerinden kaynaklanması nedeniyle bu bedelin yarısını kendilerinin karşılayacağının iletildiğini, davacı karşı davalı şirketçe ürünün taşıma bedelinin 290 Euro’ya anlaşıldığı halde 07.12.2009 tarihinde bedelin 388 Euro olarak artırılmasının talep edildiğini, müvekkili şirketin numune ürünün siparişini vermesindeki en büyük nedenin, davacı/karşı davalı tarafın ürün bedelini 105 USD olması nedeniyle gümrüğe tabi olmayacağı beyanı olduğunu, planlanan organizasyonda hiçbir aksaklık olmasını istemeyen müvekkili şirketin ürünün gümrük işlemlerinin başlaması için belirtilen hesaba 150 TL ordino ücretini de yatırdığını, sonrasında söz konusu taşıma bedelinin 952 Euro olarak beyan edildiğini öğrendiği, navlun bedelini, anlaşmanın yapıldığı fiyattan düzenlenmesi gerekirken 3 katından fazla şekilde düzenleyen davacı/karşı davalı şirket yapmış olduğu hatayı düzeltmediğinden ürünün gümrükten çekilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek asıl davanın reddini, karşı davasının ise kabulü ile müvekkili şirketin ürün için ödediği bedel ve ordino ücretine ilaveten yaptığı masraflar ve uğradığı kazanç kaybı nedeniyle şimdilik toplam 4.210 TL’nin ve müvekkil şirketin uğradığı itibar kaybı nedeniyle 1.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalıya kargo hizmeti verdiği ve 388 Euro karşılığı 820,62 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, karşı dava yönünden ise davalı karşı davacının taşınan malı gümrükten çekmeye mani bir durumunun bulunmadığının belirlendiği ve bu nedenle maddi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 820,62 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, %20 inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 08,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.