YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4056
KARAR NO : 2013/19947
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2012 tarih ve 2012/229-2012/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kurucu hisse senetleri ile ortak olduğunu, müvekkilinin ölen eşi adına düzenlenmiş hisse senetleri de bulunduğunu, şirketin sermaye artırımına gitmesi nedeniyle hisse oranlarının değiştiğini, müvekkiline şimdiye kadar kâr payı ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, müvekkili ile ölen eşinin hisse senetlerinin cins ve adedi, hisselerin bütününe olan oranı ve bu hisselerin reel değerlerinin tespiti ile hisselere isabet eden kâr payına karşılık şimdilik 1.000 TL’nin kâr payının oluştuğu günden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, şirketlerinin 10 yıldır zarar ettiğini bu nedenle kâr payı dağıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya ibraz edilen makbuz ve ilmühaberlerin 1974, 1986 ve 1988 tarihli oldukları, davacının kâr payı istemesi için gerekli zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde davacı ile ölen eşinin hisse senetlerinin cins ve adedi, hisselerin bütününe olan oranı ve bu hisselerin reel değerinin tespiti istenmiş, mahkemece, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. HMK’nın 106. maddesinde tespit davaları düzenlenmiş olup, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Ancak maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamazlar. Dava konusu talep, zamanaşımına tabi değilse de anılan madde hükmü karşısında tespit davasına konu edilemeyeceğinden, tespite yönelik talebin bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru değil ise de, red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan belirtilen bu gerekçeyle davacı vekilini aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, hisselere isabet eden kâr paylarından şimdilik 1.000 TL’sinin de tahsilini talep etmiştir. Ancak, mahkemece, tahsili istenen kâr payının hangi döneme ilişkin olduğu açıklattırılmadan ve zamanaşımı bu yönden değerlendirilmeksizin zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle talebin reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, tespiti istenen ölen eşe ait hisse senetleri el birliği ile mülkiyete konu olduğundan, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla …mirasçıları davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, muvafakatların sağlanması veya terekeye temsilci atanması gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.