Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4160 E. 2013/20931 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4160
KARAR NO : 2013/20931
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2009/572-2012/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı İzmirgaz A.Ş.’nin 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca 27/07/2005 tarihinde yapılan ihale ile EPDK’dan dağıtım lisansı aldığını, dağıtım kapsamında olan müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile müşterek pay sahibi olarak EPDK kararı gereğince davalı İzmir Gaz A.Ş.’nin ortağı olduğunu, 4646 sayılı kanunun 4/4g md. ve Doğalgaz Piyasası Dağıtımına İlişkin Yönetmeliğin 21. md. gereği %10 nispetinde İzmir Belediyesi ile birlikte ortak olmaları gerektiğini ileri sürerek; 25/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere davacının davalı şirketin ortağı olduğunun ve ortaklık pay miktarının tespiti ile ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklığının tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK’nın 320/son maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP’tan öğrenileceği
talebiyle mazeret dilekçesi gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu’nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Kaldı ki somut olayda, mahkemece ilgili dosyada yapılan duruşmalar UYAP sistemine kayıtlı olmadığı gibi, duruşma günleri kaydı da UYAP sisteminde usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu suretle davacı vekilince, yeni duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerindeki kayıtlardan öğrenmesi de mümkün görülmemektedir.
O halde mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 21/11/2012 tarihli yeni duruşma gün ve saati davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı vekili, mazeretin kabul edildiği duruşma için, UYAP üzerinden gönderdiği mazeret dilekçesinde, “Dosyayı e-imza ile UYAP Avukat Portalı üzerinden takip ettiğimizden duruşma gününü UYAP’tan öğreneceğiz” ifadesini kullanmış, mahkemece, UYAP üzerinden yapılmadığı anlaşılan duruşmada , davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mazeretlerinin kabul edildiği celseye ilişkin duruşma tutanağının UYAP ortamına aktarılmadığını, bunun üzerine İzmir’den mahkeme kalemini telefonla aradıklarını, duruşmanın 29.11.2012 tarihine ertelendiğini öğrendiklerini, duruşmaya gitmeden önce 27.11.2012 tarihinde yaptıkları incelemede ise, dosyanın karara çıktığını fark ettiklerini beyan etmiştir.
Mazeretin kabul edildiği duruşma tutanağının UYAP sisteminde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin duruşma gün ve saatini UYAP üzerinden öğrenmesi mümkün olmadığından, temyiz itirazı yerindedir.
Dolayısıyla, Dairemizce de benimsenen bu gerekçe ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına katılıyorum.
Ancak, dosya kapsamı ile temyiz dilekçesi içeriğine göre, duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi hususunun kararda tartışılmasına gerek olmadığından, Dairemiz çoğunluğunun bu konudaki açıklamalarına katılmıyorum. 20.11.2013