Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4353 E. 2013/6732 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4353
KARAR NO : 2013/6732
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2012/339-2012/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir isteyen vekili, limited şirket ortakları olan tarafların şirket hisselerinin emaneten davalıya verildiğine dair protokol düzenlediklerini ileri sürerek, davalının elinde emanet bulunan hisselerin müvekkiline bedelsiz devri ile …’ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talebiyle açtığı davada, …’ın yetkilerinin durdurulması, hisselerinin ve şirket mal varlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, şirketin dava sürecinde idaresi için mahkemece şirkete temsilci atanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tensiben …’ın hisselerinin ve şirket mal varlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, ara kararı ile de HMK’nın 389 ve TMK’nın 427/4 maddeleri gereğince tedbiren dava konusu şirketlere olağan yönetimin gerektirdiği, iş ve işlemleri yapmak ve bu iş ve işlemlerle sınırlı olarak şirketleri temsil etmek kaydıyla serbest mali müşavir …’un kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz üzerine ön inceleme duruşmasında, kayyum …’un sözleşme tanığı olmasına rağmen kayyum atanmasına dair ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair verilen kararı, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1) Limited şirket ortakları olan taraflar arasında düzenlenen protokole istinaden davalının elinde emanet bulunan hisselerin müvekkiline bedelsiz devri ile …’ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talebiyle açılan davada mahkemece, tedbiren dava konusu şirkete olağan yönetimin gerektirdiği, iş ve işlemleri yapmak ve bu iş ve işlemlerle sınırlı olarak şirketi temsil etmek kaydıyla …’un kayyım olarak atanmasına karar verilmesi üzerine ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın ön inceleme celsesinde reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nın 394/5 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması; ayrıca verilen kararın gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine dair karar verilmesi üzerine, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
…) Bozma neden ve şekline göre, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın ihtiyati tedbir kararına itiraz eden yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.