Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4458 E. 2013/21049 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4458
KARAR NO : 2013/21049
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.09.2012 tarih ve 2008/98-2012/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacı şirketin ortağı ve şirket müdürü iken 15/04/2004 tarihinde şirketteki hissesini devrederek şirket ortaklığından ve şirket müdürlüğünden ayrıldığını, şirketteki temsil yetkisinin sona ermesinden sonra şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda görev yaptığı dönemde bir çok usulsüz işlemler yaptığının ve şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini ileri sürerek, şirkete vermiş olduğu zararlardan dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 40.000 TL tazminatın ödeme ve sarf tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hissesinin …’nın eşi …’ya devredildiğini, şirketin borçlarından şirketin sorumlu olduğunu, dava dilekçesinde açıklanan borçların şirkete ait olduğunu, davalının şahsi borcu olmadığını ve şahsi hesabına para aktarılmadığını ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve esas alınan Ankara 13.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010-685 Esas sayılı dosyasına göre, davalının şirket hesabından 30.000 TL’yi sebepsiz olarak şahsi hesabına geçirdiği anlaşıldığından, her ne kadar ceza davasında verilen karar esastan onanmamakla birlikte mevcut delillere ve mahkemenin kanaatine göre de maddi olay sabit olduğundan ve bu konuda mahkemede de aynı kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 30.000 TL alacağın 21/01/2005 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsiline verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir.
Mülga 6762 Sayılı TTK’nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa’nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.
Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK’nın m. 539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limitet şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 sayılı BK’nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
Somut olayda, limitet şirketin ortak sayısı 20’den azdır. Buna göre davanın yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir. Dava, şirket müdürleri tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakatlerinin alınması veya vekaletnamelerinin ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.