Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4599 E. 2013/19609 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4599
KARAR NO : 2013/19609
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2011/91-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki gereğince, müvekkili şirket tarafından 18.08.2011 tarihli, 2.688,96.USD ve 18.08.2011 tarihli 3.422,00.USD bedelli iki adet fatura tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, ancak davalı şirketin tüm uyarılara rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak ödeme emrine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibi dayanağı 2 adet faturanın, müvekkili şirkete 08.09.2011 tarihinde tebliğ edildiğini ve 09.09.2011 tarihli ihtarname ile faturalara itiraz edilerek, fatura asıllarının davacı şirkete iade edildiğini, takip konusu faturaların müvekkili şirketi bağlayıcı ve borçlandırıcı nitelikte olmadığını, davacı şirket ile aralarında fatura konusu borçları doğuracak bir navlun sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacının sunduğu delillerin davayı ispat edecek nitelikte olmadığını,savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;ordinonun Smart Lojistik Uluslar arası Taş. Ltd. Şti. Adına düzenlendiği ve ordinoda yazılı eşyanın da Smart Lojistik Uluslar arası Taş. Ltd. Şti.’ne tesliminin taşıyan tarafından onaylandığı, gümrük beyanlarının da Smart Lojistik Uluslar arası Taş. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği, davacı tarafından davalıya taşımaya konu yükün teslim edilmediği,davalı şirketin gönderilen olduğu konşimento gereğince taşıma yapılmış olup taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığına ilişkin bir sözleşme ibraz edilmediğinden,  davalı  dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 1069/1 md gereğince navlun vs. ücretlerden sorumlu olmadığı, bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı yan defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.542,99-TL alacak kaydettiği,  davalı defterlerinde ise faturaların kayıtlı olmadığı bildirilmiş olup faturaların davalı tarafından iade edildiği,her ne kadar bilirkişi raporunda aksi belirtilmiş ise de dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 1069/1 md ifade edilen  “gönderilen” navlun sözleşmesi veya konşimentoda hak sahibi görülmesine dayanarak yükü bizzat veya bir temsilci marifetiyle kendi adına teslim alan kişi olup, malın davalı tarafından teslim alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Her ne kadar mahkemece taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de taşıma sözleşmesi yazılı şekle tabi olmadığından davalı da taraflar arasındaki maillerle taşıma sözleşmesinin kurulduğunu savunduğuna göre mahkemece sunulan mail içerikleri diğer delillerle birlikte değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklana nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.