Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4700 E. 2013/20606 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4700
KARAR NO : 2013/20606
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2012 tarih ve 2012/302-2012/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kendisine ait kayısı ürününün, don rizikolarına karşı davalı tarafından sigortala teminatı altına alındığını, 2010 yılı Mart ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 11.340,00 TL’nin poliçede belirtilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen hasarın don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın ihtarının tebliğinden itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL’nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 14.05.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “hasar dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken hasat tarihi göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde 14.05.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde zeyilname sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL prim tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.