YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4824
KARAR NO : 2013/20126
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2012/337-2012/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili ile davalı arasında hazır beton taşıma işletme ve bakım sözleşmesi düzenlendiğini, davalının müvekkilinin istihkak alacaklarını ödemeyerek sözleşmeyi feshettiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplerin ise itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazların iptalini ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, sözleşme süresi sona erdiğinden ihalenin başka şirkete verildiğini, davacının çalıştırdığı işçilerin SSK’ya verilmesi gereken aylık ve dönemsel bildirgelerini, makbuzlarını vermesi gerekirken bunu yapmadığını, işçi yasal alacaklarının bir kısmının ödenmediğini, alacaklı görünen şirketin istihkakları üzerine çok sayıda haciz ihbarnameleri ve haciz müzekkereleri geldiğini, bir kısmının ödendiğini, bir kısmına ise blokaj yapıldığını, müvekkilinin asıl işveren sorumluluğunun söz konusu olacağından iş akdi ile ilgili belgelerin sunulmadan istihkakların serbest bırakılamayacağını, alacakları likit olarak belirlenemediğini, likit olmayan bir alacak için sadece faturaya dayanılarak takip yapılamayacağını, alacaklı görünenin takip hakkının bulunmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiş ve kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin önceki bozma kararında, yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının davacının dava konusu istihkalarını ödemeden kaçınmasının sözleşme ve yasaya bağlı bir hak olup olmadığının denetime elverişli bir şekilde yeterince tartışılması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece bu bozma ilamına uyulmuştur. O halde mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.