YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4852
KARAR NO : 2013/20162
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 tarih ve 2011/558-2012/1393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından 2010 yılında muhtelif tarihlerde dağıtım hizmeti verildiğini, ancak fatura bedellerinin tahsil edilemediğini, bu nedenle davalı taraf aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafın ise takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faizinin işletilmesine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkili şirketin 14.09.2010 tarihli 611260 seri nolu sevk irsaliyesi ile davacı şirket tarafından İzmir’e taşınacak malların eksik olarak alıcısına teslim edildiğini, kaybolan ürün bedeli olarak düzenlenen faturayı davacının kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2010 yılı itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 2.038,34 TL alacaklı olduğu, eksik mal teslimi ile ilgili olarak internet yolu ile davacı firmaya bilgi verildiği, ancak TTK’nın 20. maddesi gereğince davalı tarafça ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadığı, dosyaya sunulan e-mail çıktılarının da ayıp ihbarı niteliği taşımadığı, bu nedenle eksik mal için tanzim edilen faturanın dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili 14.09.2010 tarihinde yapılan taşımada davacının malı alıcısına eksik teslim ettiğini ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.14.09.2010 tarihli taşımanın hemen akabinde 15.09.2010, 16.09.2010, 22.09.2010, tarihlerinde taraflar arasında yapılan “e-mail” yazışmalarına göre davalı malın eksik teslim edildiğini davacıya bildirmiştir. Davacının cevaben yazdığı “e-mail” yazısından da davalının göndermiş olduğu e-mail’i almış olduğu ve malı teslim ettiğine dair irsaliyeleri gönderdiğini bildirmektedir. Davacı tarafından bu yazışmalara itiraz edilmediğine göre, mahkemece TTK 20. maddesi gerekçe gösterilerek taşınan malın eksik teslim edilip edilmediğinin üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece taşımanın yurt içinde yapıldığı gözetilerek, malın eksik teslim edilip edilmediği, 6762 sayılı TTK’nın 788. maddesi gereğince süresinde ihbar bulunup bulunmadığı hususları gözetilerek inceleme yapılıp, davalının savunması değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.