YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4920
KARAR NO : 2013/20557
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2007 tarih ve 2005/228-2007/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TTK’nun 315. maddesi uyarınca istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyeliği yapmak üzere seçilen …’nin bu seçim kararının Ticaret Sicil Memurluğu tarafından tescilinin sağlanmasını, talep ve dava etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden ortak …’in B tertibi ortakları temsilen yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, dolayısı ile yerine seçilecek yönetim kurulu üyesinin de B tertibi ortakları temsil etmesi gerektiği, …’nin B tertibi ortak olduğunun ortaya konamadığı, davacı şirket yönetim kurulu tarafından istifa eden yönetim kurulu üyesi yerine ortaklığı ispatlanamamış …’nin geçici olarak seçilmesinde bu kişi pay sahibi olduktan sonra görevine başlayabilme koşulu baki kalmak üzere yasal açıdan engel bir durum bulunmamakla beraber, geçici seçilen yönetim kurulu üyesinin görevine başlayabilmesi pay sahibi olma sıfatına bağlandığından, yetki belgesi verilebilmesi için pay sahibi olduğunun ortaya konması gerektiği, sicil tarafından pay sahibi olunduğu ortaya konuncaya kadar yetki belgesi verilmemesi kararının yerinde olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu’nca davacı şirket hakkında TMSF yazısı gereği tedbir bulunduğu gerekçesi ile tescilden kaçınılmış ise de, söz konusu tedbir kararında amme alacağını tehlikeye düşürecek şekilde (Hisse devri, Temlik, vs) gibi veya mal varlığında herhangi bir şekilde azalmaya sebebiyet verecek şekilde tescil taleplerinin 2. bir yazıya kadar yapılmaması, menkul ve gayrimenkul satımına ilişkin belge verilmemesinin belirtildiği, oysa davacının talebinin, bu tedbir kapsamında kalır nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan …’in yerine TTK’nun 315. maddesi uyarınca seçilen …’nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK’nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Ticaret Sicil Memurluğu’nun kararına itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı şirket yönetim kurulu üyesi iken istifa eden B tertibi hissedarları temsilen yönetim kurulu üyesi olan …’in yerine TTK’nun 315. maddesi uyarınca seçilen …’nin seçimine ilişkin kararın tescil ve ilanına, ancak TTK’nun 312/2. maddesi uyarınca yetki belgesinin pay sahibi sıfatı kazandıktan sonra verilmesine, yine başka mahkemeler tarafından verilen tedbirlerin geçici yönetim kurulu üyesi yönünden de aynen devamına, karar verilmiştir. Ancak, bu tür davalarda mahkemece sadece Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptaline karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve ilana da karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.