YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4952
KARAR NO : 2013/20148
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2011/505-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, davalılardan … ile As Tekstil Yıkama ve San. Tic. Ltd. Şti’ni kurduklarını, ancak bu davalının iş yerine el koyduğunu, sahte imza atarak ortaklar kurulu toplantısı düzenlediğini, 29/08/2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısı ile diğer davalılara pay verdiğini, şirketin mallarına, defterlerine elkoyduğunu ileri sürerek, bu toplantıda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davacı vekili, 29.08.2008 tarihli şirket hisselerinin devri ve imza yetkilisinin … olduğuna ilişkin ortaklar kurulu kararının ticaret sicilinde tescil edildiğini, ancak gerekli nisap oluşmadığı için ticaret sicilinin sehven tescil ettiğini bildirdiğini, ticaret sicili yazısının da gereği yerine getirilmediği için hisse devrinin yok hükmünde olduğu, bu nedenle davalı şirketin hali hazırdaki ortağının müvekkili … ile davalı … olduğunu, davalının şirketi zarara uğrattığını, şirket ortakları arasında husumet bulunduğunu, husumetin ceza davalarına konu olduğunu, zaten çalışmayan şirketin hukuken sona erdirilmesi gerektiğini ileri sürerek şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili daha sonra verdiği dilekçesinde asıl davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, davacının hileli davranışları ile müvekkilini dolandırdıklarını, müvekkilinden aldıkları parayı şirketin işlerine kullanmadığını, şirket adresinde davacının başka bir şirket kurup faaliyete devam ettiğini, müvekkilini şirkete sokmadıklarını, organize şekilde müvekkiline zarar verdiklerini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, feshi istenen Ltd. Şti. ortaklarının davacı … ile davalı … olduğu, iki ortak arasında çekişme ve sürtüşmenin ortaklığı devam ettiremeyecek düzeye geldiği, taraflar arasında yaşanan olayların ceza koğuşturmalarına sebep olduğu, dolayısı ile TTK 549/4 ve 551/2 deki haklı sebeplerin gerçekleştiği, gerekçesi ile asıl davanın HMK 150/5 madde gereğince 29/12/2010 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, davalı şirket As Tekstil Yıkama ve San. Tic. Ltd. Şti. TTK 549/4 maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir …’in atanmasına, tasfiye memuruna yapacağı işe karşılık toplam takdiren 2.000 TL ücretin şirket bünyesinden karşılanmasına, karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden verilen fesih ve tasfiye kararını davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Birleşen dava, 6762 sayılı TTK’nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, birleşen davada davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı … yönünden birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya ilişkin yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.