Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5033 E. 2013/20094 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5033
KARAR NO : 2013/20094
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2010/361-2012/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İzzet Başara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TPE nezdinde tescilli ”ALTINYILDIZ”, ”ALTINYILDIZ NANO” markalarının sahibi olduğunu, ”ALTINYILDIZ” ibaresinin aynı zamanda şirket unvanı olarak kullanıldığını, davalının herhangi bir yasal hakka dayanmaksızın satış mağazasının vitrinlerinde ve mağazadan müşterilerine dağıttığı el ilanlarında ALTINYILDIZ ibaresini reklam amaçlı kâr elde etmek maksadıyla kullandığını, davalının işyerinde yapılan aramada 38 adet değişik renk ve bedenlerde taklit takım elbiseye rastlandığını, 3 adedinin emanete alındığı ve kalanların davalıya yediemin olarak bırakıldığını, müvekkilinin tescilli markası ve aynı zamanda ticaret unvanı olan ”Altınyıldız” markasını davalının halihazırda kullanmaya devam ettiğini, davalı eylemlerinin markanın itibarını zedeleyici nitelikte olduğunu, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkili markası ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzlerin giderilmesi ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 5.000 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla maddi tazminat talebini 25.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taklit markalı ürün satmadığını, müvekkilinin markaya tecavüz mahiyette bir eyleminin olmadığını, soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya ait ürünlerin taklit olup davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, markanın haksız şekilde kullanılmasının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesinde maddi tazminat miktarını 25.000 TL olarak beyan etmiş ise de, davalı tarafın 01.10.2010 tarihinde yapılan aramada söz konusu elbiseleri bir ay önce satın aldığına yönelik beyanı dikkate alındığında, kullanım olarak markanın mahkemece bir ay kullanımı kabul edildiğinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile günlük lisanslama bedeli üzerinden bir aylık kullanım bedeline hükmetmek gerektiği, manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, davalı tarafın dosyaya yansıyan ekonomik durumu, paranın alım gücü, özellikle davacının ihlale uğrayan tescilli markasının tanınmışlığı, bu markalar için yapılan yatırım, reklam tanıtım ve bu çerçevede ihlalin ağırlığı, 556 sayılı KHK’nin 62-b, BK’nın 49. maddesi ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek manevi tazminat isteminin de kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacıya ait ”ALTINYILDIZ” markasına haksız rekabet ve tecavüzünün tespitine ve söz konusu tecavüzünün men’ine, davalı tarafta bulunan ”ALTINYILDIZ” ibaresini taşıyan fatura, basılı evrak, ilan, tabela, poşet gibi ürünlere el konulmasına ve imhasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 6.430 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HÜKÜM bölümünün 7. fıkrasından “…1.800,00-TL…” ibaresi çıkarılarak yerine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti miktarı olan “…2.228,40 TL…” ibaresi eklenerek kararın bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.