Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5114 E. 2013/20695 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5114
KARAR NO : 2013/20695
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2012 tarih ve 2012/333-2012/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin 11/02/2012 tarihli toplantısına ve gündem maddelerinin bazılarının görüşülmesine iştirak ettiğini, ancak 15. ve 16. maddelerin doğrudan şahsını ilgilendiren konuları kapsadığı ve hakkında sır saklama yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle dava açılması görüşüleceği için toplantıdan ayrıldığını, daha sonra toplantı tutanağını istemesine rağmen kendisine verilmediğini ileri sürerek 11/02/2012 tarihli şirket yönetim kuruluna katıldığının tespiti ve karar örneğinin tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetkili mahkemenin şirketin bulunduğu Muğla mahkemeleri olduğunu, TTK 392. maddesindeki merasime riayet edilmeksizin dava ikame edilmiş olması, tesbit de davacı menfaatinin bulunmaması, şirket genel kurul toplantısının 29/04/2012 tarihinde yapıldığı 11/02/2012 tarihli yönetim kurulu kararı örneğinin alınmasında herhangi bir menfaati ve yararı olmadığını, gerek esas sözleşme ve gerekse TTK hükümlerine göre yönetim kurulu üyelerinin ancak inceleme yapma haklarının bulunduğu, örnek alma haklarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sırf tutanakları istemekten ibaret talebinin niza olmadığı, bu nedenle hukuk mahkemelerinde bu yönde bir talepte bulunmakta hukuki yararı olmadığı, davacının TTK 392. madde uyarınca her üyenin bilgi alma hakkı bulunduğu, başkan ve üyenin bu hakkı reddederse konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirileceği, kurulun da bu istemi reddederse şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurabileceği, şirketin merkezinin ise Muğla il merkezi olduğu bu şekilde davacının talebinin hem esastan hukuki yarar yokluğu nedeni ile hem de yetki yönünden reddi gerektiği gerekçesi ile, davanın HMK 114./h ve 115./2 maddeleri uyarınca davada hukuki yarar şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortağı ile şirket arasındaki bir uyuşmazlıktan doğduğuna göre 6100 sayılı HMK’nın 14/2. maddesi uyarınca yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu Muğla Asliye Hukuk Mahkemesi’ dir. Bu itibarla, mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili Muğla Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’ ne gönderilmesine karar vermesi gerekirken uyuşmazlığın esası ile ilgili de gerekçeye yer vermek sureti ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de davanın reddine ilişkin mahkeme kararı sonucu itibari ile doğru olduğundan davacının temyiz itirazlarının reddi ile HMK’nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.” hükmü de dikkate alınarak HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. paragrafının çıkartılarak yerine “dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Muğla Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’ne gönderilmesine” cümlesinin eklenmesi ile hüküm bölümünün 3. paragrafında yer alan “yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına” cümlesinin çıkarılarak bu şekli ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.